aşa

listen to the pronunciation of aşa
التركية - الإنجليزية
google analytics
aş
go beyond
aş
overshoot
aş
gone beyond
aş
went beyond
AŞ
inc
aş
cooked food
aş
smooth
aş
surpass

The theory of evolution surpasses the scope of my imagination. - Evrim teorisi benim hayal kapsamını aşar.

Japan surpasses China in economic power. - Japonya ekonomik güçte Çin'i aşıyor.

aş
transcend

Exporting is a commercial activity which transcends borders. - İhracaat sınırları aşan ticari bir etkinliktir.

No one can transcend their own individuality. - Hiç kimse kendi benliğini aşamaz.

aş
exceed

She is exceedingly sensitive to the cold. - O, soğuğa aşırı duyarlıdır.

Throwing eggs is a felony if the damage done by the eggs exceeds 400$. - Yumurta atmak yumurtalar tarafından yapılan hasar 400 doları aşarsa bir suçtur.

aş
surpassing
pişmiş aşa su katmak
throw cold water on
pişmiş aşa su katmak
spoil things
pişmiş aşa su katmak
to upset the apple-cart
pişmiş aşa su katmak
upset smb.'s apple
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) (C.: Aşâ-Aşvâ) Gece gözlerin görmeyip gündüz görmesi
Zerdüşt dininin temel kavramı
Akşam yemeği
aş
Yemek
abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır
(deyim) Kimi görgüsüz ve eğitimsiz kimseler bir rastlantı sonucu lâyık olmadıkları önemli bir işin başına geçseler ya da bir mevki elde etseler, aptalca davranmaya, o yerin adamı gibi görünmeye ve böbürlenmeye başlarlar. Dahası, bunun kendi hakları olduğunu da ileri sürerler
AŞ
(Osmanlı Dönemi) Yemek, taam
AŞ
(Osmanlı Dönemi) f. Muharrem ayında pişirilen aşure
aş
çorba
aş
Pişmiş ekmek
aş
Muharrem ayında pişirilen aşure
aş
Anadolu'nun bazı yörelerinde bulgur pilavına verilen ad
aş
Pişirilerek hazırlanan yemek
aş
Bulgur pilavı
aşa

    الواصلة

    a·şa

    علم أصول الكلمات

    () From Hebrew אָסָא ('asa', “doctor, healer”).
المفضلات