üfle

listen to the pronunciation of üfle
التركية - الإنجليزية
{f} whiff
blown
üflemek
blow

I am master of all the birds in the world, and have only to blow my whistle and every one will come to me. - Ben dünyadaki tüm kuşların efendisiyim ve sadece düdüğüme üflemek zorundayım ve her biri bana gelecektir.

üflemek
{f} whiff
üflemek
blew
üflemek
puff out
üflemek
(for someone) to blow or breathe hard on
üflemek
puff
üflemek
whiffle
üflemek
slang to lay, have sex with
üflemek
blow out
üflemek
to play (a wind instrument)
üflemek
to blow; to puff; to blow upon; to blow out
üflemek
insufflate
üflemek
breathe upon
التركية - التركية

تعريف üfle في التركية التركية القاموس.

Üflemek
(Osmanlı Dönemi) NAKR
Üflemek
üfürmek
üflemek
Çalmak
üflemek
Yanmakta olan bir şeyi söndürmek veya canlandırmak için soluk vermek: "İdris iskele başında salep güğümünün altındaki eleme kömürlerin küllerini üflüyor."- S. F. Abasıyanık
üflemek
Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek: "İki senedir sigaralarının dumanlarını burnuma üflediği yetmemiş gibi şimdi de bana oyun etmeye kalkışıyor."- A. Gündüz
üflemek
Nefesle seslendirilen çalgıları çalmak: "Arkadaş çalgısını bir iki defa üfledikten sonra döndü."- O. C. Kaygılı
üflemek
Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek
üflemek
Yanmakta olan bir şeyi söndürmek veya canlandırmak için soluk vermek
üfle
المفضلات