zalim

listen to the pronunciation of zalim
التركية - الإنجليزية
cruel

He is a cruel person. - O, zalim bir kişidir.

This cruel cold could make a man afraid of his own voice. - Bu zalim soğuk bir adamı kendi sesinden korkutabilirdi.

tyrant

Today a child acting like a king, tomorrow a tyrant. - Bugün bir kral gibi davranan bir çocuk yarın bir zalim gibi davranır.

In spite of the tyrant’s persecution, the hero valiantly carried on the struggle. - Zalim hükümdarın zulmüne rağmen, kahraman cesurca mücadeleye devam etti.

atrocious
truculent
heavy hand
villan
crueler
mean

Tom, you're such a big meanie. - Tom, sen böyle büyük bir zalimsin.

Tom gets mean when he's drunk. - Tom sarhoşken zalim olur.

biting
(Konuşma Dili) hard-featured
fell
ogre
fiendish
flinty
outrageous
heavy handed
felon
ill-natured
oppressor

If you are neutral in situations of injustice, you have chosen the side of the oppressor. - Adaletsiz durumlarda tarafsızsanız, zalimin tarafını seçmişsinizdir.

brutal
stony
cruel, unfeeling, heartless
grim
heavy
miscreant
unjust; oppressive, tyrannical
bloody-minded
tyrannical

Tyrannical governments frequently imprison their political opponents. - Zalim hükümetler sık ​​sık siyasi rakiplerini hapsederler.

demon
savage
draconic
tyrannic

Tyrannical governments frequently imprison their political opponents. - Zalim hükümetler sık ​​sık siyasi rakiplerini hapsederler.

(Hukuk) persecutor
cutthroat
daemon [Brit.]
sanguinary
draconian
oppressor, tyrant
inhuman

God's inhumanity to man makes countless thousands mourn. - Tanrı'nın insanlara zalimliği binlercesine yas tutturuyor.

oppressive
arbitrary
cruel, ruthless, unfeeling, heartless, atrocious, fiendish, brutal, oppressive, savage, barbaric, barbarous, bestial; tyrant
diabolical
bestial
unfeeling
baseborn
barbaric
harsh
inhumane
hard
satanic
ruthless
unkind
heartless
devilish
barbarous
heavy-handed
brute
ruffian
extortionaryate
inhumsn
ill natured
iron
unmerciful
bloody minded
{i} daemon
zalim hükümdar
tyrant

In spite of the tyrant’s persecution, the hero valiantly carried on the struggle. - Zalim hükümdarın zulmüne rağmen, kahraman cesurca mücadeleye devam etti.

zalim adam
fiend
zalim kadın
tigress
Zalimler
evil-doers
karısına karşı çok zâlim olan koca
The husband was very cruel to his wife
zalimler
wrongdoing
herod'dan daha zalim olmak
out herod
التركية - التركية
Acımasız ve haksız davranan, kıyıcı, zulmeden
Acımasız ve haksız davranan, kıyıcı, zulmeden: "Şehzadeyi hapseyledi zalim pederi / Bir kasra ki gözler göremez gökle yeri."- Y. K. Beyatlı
(Osmanlı Dönemi) zulmeden, haksızlık yapan
(Osmanlı Dönemi) BAGİ
(Osmanlı Dönemi) MU'TEDÎ
ZALİM
(Osmanlı Dönemi) Kaymağı alınmadan içilen süt
ZALİM
(Osmanlı Dönemi) (C.: Zılem-Zılmân) Deve kuşunun erkeği
ZALİM
(Osmanlı Dönemi) Hiç bozulmamış yerden kazılan toprak
ZÂLİM
(Osmanlı Dönemi) (E) Zulmeden, haksızlık eden
Zâlimler
(Osmanlı Dönemi) HACEZE
zalim
المفضلات