Sakıncası yoksa bunu açıklar mısınız?
- Would you mind explaining this?
Sakıncası yoksa yüzmeye gittiğimde eşyalarıma bakar mısın?
- Would you mind watching my things while I go for a swim?
Pencereyi açmamın sizce bir sakıncası var mı?
- Would you mind if I open the window?
Sizinle oturmamın sizce bir sakıncası var mı?
- Would you mind if I sit with you?
Bana bir indirim yapar mısınız?
- Would you give me a discount?
Siz bana bir iyilik yapar mısınız?
- Would you do me a favour?
Lütfen bana yardım eder misiniz?
- Would you please help me?
İngilizce konuşmayı tercih eder misiniz?
- Would you prefer to speak in English?
Sigara içmemin sakıncası var mı?
- Would you mind if I had a smoke?
Birlikte gelmemin bir sakıncası var mı?
- Would you mind if I came along?
... ALAN RUSBRIDGER: That's what I was hoping you would say. ...
... you would take that you might not have ended up in this way? ...