tanımlanamaz

listen to the pronunciation of tanımlanamaz
التركية - الإنجليزية
indescribable
nondescript
undefinable
indefinable, indescribable, inexpressible
inexpressible
{s} indefinable
tanımla
describing
tanımla
{f} defined

Schopenhauer defined architecture as frozen music. - Schopenhauer mimariyi donmuş müzik olarak tanımladı.

From the viewpoint of tissue culture, the environment for this experiment should be more rigidly defined. - Doku kültürü bakış açısından, bu deney için çevre daha katı bir şekilde tanımlanmış olmalıdır.

tanımla
(Bilgisayar) identify

Chemical symbols are used to identify chemical elements. - Kimyasal semboller kimyasal elementleri tanımlamak için kullanılır.

Can you identify that? - Onu tanımlayabilir misin?

tanımla
(Bilgisayar) identify on
tanımla
declare
tanımla
define

From the viewpoint of tissue culture, the environment for this experiment should be more rigidly defined. - Doku kültürü bakış açısından, bu deney için çevre daha katı bir şekilde tanımlanmış olmalıdır.

Can you clearly define this word? - Bu sözcüğü açıkça tanımlayabilir misiniz?

tanımla
{f} defining

Curiosity is a defining trait of human beings. - Merak insanoğlunun tanımlayıcı bir özelliğidir.

tanımla
{f} declaring
tanımla
{f} described

He described his own experience. - O, kendi deneyimini tanımladı.

The person whose name was on the passport was described with words. - Pasaportta adı olan kişi kelimelerle tanımlandı.

tanımla
{f} identified

One suspect has been identified. - Bir şüpheli tanımlandı.

The author of the phrase prefers not to be identified. - Bu yazının yazarı tanımlanmayı tercih etmiyor.

tanımla
declared
tanımla
characterize
tanımlanamaz
المفضلات