sapık

listen to the pronunciation of sapık
التركية - الإنجليزية
pervert

I do not want to see their perverted smirks. - Onların sapıkça sırıtmalarını görmek istemiyorum.

This author's books don't suit me because the erotic descriptions are too perverted. - Bu yazarın kitapları bana uygun gelmiyor çünkü erotik tasvirler fazla sapıkça.

perverted

This author's books don't suit me because the erotic descriptions are too perverted. - Bu yazarın kitapları bana uygun gelmiyor çünkü erotik tasvirler fazla sapıkça.

I do not want to see their perverted smirks. - Onların sapıkça sırıtmalarını görmek istemiyorum.

wacky
pervert; perverted, deviant; crazy, lunatic
very eccentric, somewhat crazy
perverted; sexually perverted
aberrant
unnatural
dotty
(a) pervert
perverse

I just bet you were thinking something perverse just now. - Bahse girerim ki sen sapıkça bir şey düşünüyordun.

Layla was victim to Sami's every perverse whim. - Leyla, Sami'nin her sapık hevesinin kurbanıydı.

voyeur

An exhibitionist would be the ideal partner for a voyeur. - Bir teşhirci bir sapık için ideal bir ortak olurdu.

lunatic
crazy
psycho

Sami was murdered by a psycho. - Sami bir sapık tarafından öldürüldü.

sodomite
perv

I just bet you were thinking something perverse just now. - Bahse girerim ki sen sapıkça bir şey düşünüyordun.

What happened, Tom? When I asked Mary what cup size she is, she called me a pervert. What did you expect? - Ne oldu Tom? Mary'ye sütyen bedenini sorduğumda, o bana sapık dedi. Ne bekliyorsun?

deviant
warp
wry
cinsel sapık
pervert
cinsel sapık
(Biyoloji) sex deviant
cinsel sapık
sexual deviant
cinsi sapık
pervert
cinsel sapık
sexual deviant, pervert
التركية - التركية
Tavır ve davranışları doğanın gösterdiği yoldan veya geleneklerden, törelerden ayrılan (kimse), gayritabii, anormal
Delice davranışları olan, meczup
Meczup
sapık
المفضلات