Yanımda hiç param yok.
- I don't have any money on me.
Sorun şu an yanımda paramın olmamasıdır.
- The trouble is that I have no money on me now.
Tom kendi başına çekip çeviremez.
- Tom can't manage on his own.
Tom onu kendi başına yaptı.
- Tom did that on his own.
Her gün onun üzerinde çalıştım.
- I worked on it day after day.
Onun üzerinde adım var.
- It has my name on it.
beers on me - biralar benden.
... his family, cares about his faith. But I also believe that when he said behind closed doors ...
... and television and has started his own television company. ...