o kadar

listen to the pronunciation of o kadar
التركية - الإنجليزية
so
{s} such

His speech went on for such a long time that some people began to fall asleep. - Konuşması o kadar uzun zaman sürdü ki bazı insanlar uyumaya başladı.

I was in such a hurry that I left my bag behind. - O kadar acele ettim ki çantamı geride bıraktım.

as
so much

Don't worry about money so much. - Para için o kadar çok kaygılanma.

I cannot afford to pay so much. - O kadar fazla ödemeye param yetmez.

no less
insomuch
that

This song is so moving that it brings tears to my eyes. - Bu şarkı o kadar acıklı ki gözlerimi yaşarttı.

It is lucky that the weather should be so nice. - Havanın o kadar iyi olması tesadüftür.

not so

If that guitar were not so expensive, I could buy it. - O gitar o kadar pahalı olmasaydı, onu satın alabilirdim.

I'm not so confident. - O kadar emin değilim.

it so
a) so, so much b) such c) that's all
tanto
1. so much; so. 2. That's all
o kadar ki
so that
o kadar ki
so much so
o kadar ki
insomuch that, so much so
o kadar ki
so much so that
o kadar ki
insomuch as
o kadar ki
insomuch that
o kadar ki
insomuch
التركية - التركية
o denli
o kadar
المفضلات