memnun etmek

listen to the pronunciation of memnun etmek
التركية - الإنجليزية
please

He is hard to please. - Onu memnun etmek zordur.

She's hard to please. - Onu memnun etmek zor.

gratify
satisfy

Tom is impossible to satisfy. - Tom'u memnun etmek imkansız.

It is difficult to satisfy everyone. - Herkesi memnun etmek zordur.

make happy
make glad
pleasing
gratified
Please, delight, gladden, satisfy
rejoice
humor
indulge
gladden
comfort
to please, to delight, to gladden, to satisfy
content
humour [Brit.]
oblige
suit
charm
to please, make (someone) happy; to satisfy
cheer
flatter
delight
{f} humour
memnun etmek (taviz vererek)
placate
memnun et
{f} pleased

The Princess came out of the copper castle, and became Queen; and that pleased her very much. - Prenses bakır kale'den çıktı ve Kraliçe oldu; ve bu onu çok memnun etti.

In spite of the rain, this trip very much pleased me, on the whole. - Yağmura rağmen bu yolculuk beni çok memnun etti, genel olarak.

memnun etme
{i} satisfaction
memnun et
make glad
memnun et
{f} gratified
memnun et
{f} pleasing
memnun etme
dissatisfy
hem İsa'yı hem de Musa'yı memnun etmek
colloq . to try to meet conflicting demands at the same time
التركية - التركية
sevindirmek, kıvanç vermek
Yüklüce para veya bol bahşiş vermek
hoşnut etmek
memnun etmek
المفضلات