Bundan kim yararlanıyor?
- Who benefits from this?
Onun bisikleti bundan farklıdır.
- His bicycle is different from this one.
Tarihin bize öğrettiği şey insanların ondan bir şey öğrenmemiş olmasıdır.
- What history teaches us is that men have never learned anything from it.
İstediğimi ondan alacağım.
- I'll take from it what I wish.
Ondan uzun zaman haber alamadılar.
- They haven't heard from him in a long time.
Kitabı ondan ödünç aldı.
- She borrowed the book from him.
O bir hile ile parayı ondan aldı.
- He got the money from her by a trick.
Bu eski madeni paraları ondan aldım.
- I got these old coins from her.
Senden küçük bir yardıma ihtiyacım var.
- I need a little help from you.
Sanırım Tom senden çok şey öğrenebilirdi.
- I think Tom could learn a lot from you.