belki

listen to the pronunciation of belki
التركية - الإنجليزية
maybe

In retrospect, maybe I shouldn't have posted that photo in my blog. - Geriye dönüp bakıldığında, belki de o fotoğrafı benim bloğa koymamalıydım.

Maybe you'll come back to me? - Belki bana geri döneceksin?

perhaps

I studied for perhaps two hours. - Belki iki saat boyunca ders çalıştım.

You can add sentences that you do not know how to translate. Perhaps someone else will know! - Nasıl çevireceğini bilmediğin cümleler ekleyebilirsin. Belki başka biri çevirir!

perchance
i dare say
perhaps, maybe
peradventure
possibly

I can't possibly make lunch. - Belki öğle yemeği yapamam.

Can you possibly help me? - Belki bana yardımcı olabilirsiniz?

contingently
mayhap
likely
haply
lest

I took my umbrella lest it rain. - Belki yağmur yağar diye şemsiyemi aldım.

belki de
maybe

Maybe you are working too hard. - Belki de çok çalışıyorsunuz.

Maybe Tom has problems. - Belki de Tom'un sorunları vardır.

belki de
it's possible that
belki de
may well be
belki de hiç
seldom
belki de hiç
if ever
belki başka zaman
Maybe next time
belki de
probably

I probably shouldn't have asked Tom that question. - Belki de Tom'a bu soruyu sormamalıydım.

You should probably tell Tom you don't want to do that. - Belki de Tom'a bunu yapmak istemediğini söylemen gerekir.

belki de
it's possible that ..., maybe
belki de
it may even be that
belki nevrozu
(Pisikoloji, Ruhbilim) perhaps neurosis
belki de
presumably
garip belki ama
strangely enough
التركية - التركية
Olsa olsa, ya ... ya, ihtimal
Olsa olsa, ya ... ya, ihtimal: "Belki bir sabah vakti, belki bir gece yarısı / Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz."- Z. O. Saba
BELKİ
(Osmanlı Dönemi) Umulur, ihtimal, olabilir
BELKİ
(Osmanlı Dönemi) Kat'iyyetle. Dahi. Şüphesiz
BELKİ
(Osmanlı Dönemi) Hattâ