İlk önce öğretmen olduğunu sanmıştım ama değilmiş.
- At first, I thought he was a teacher, but he wasn't.
İlk önce kimse bana inanmıyordu.
- No one believed me at first.
İlk olarak, onlar ona inanmadılar.
- At first, they didn't believe him.
İlk olarak, her şey zor görünüyordu.
- At first, everything seemed difficult.
İlk önce kimse bana inanmıyordu.
- No one believed me at first.
Önce onu erkek kardeşinle karıştırdım.
- At first, I mistook him for your brother.
İlk zamanlar şüpheciydim.
- I was skeptical at first.
İlk zamanlar bunu yapmaktan hoşlanmadım.
- I didn't like doing this at first.
Başlangıçta stajyerler bu şirkette sakardılar.
- At first, the trainees were awkward in his company.
Başlangıçta, ondan hoşlanmadım.
- At first, I didn't like him.
... At the very first beginning, it is not an easy job. ...
... beautiful autumn in houses from the beginning of the twentieth century ...