as much as one can

listen to the pronunciation of as much as one can
الإنجليزية - التركية
elinden geldiği kadar
elinden geldiği kadar, gücü yettiği kadar, yapabildiği kadar: I'll help as much as I can. Elimden geldiği kadar yardım edeceğim. as nearly as I can tell yaklaşık olarak, bildiğim kadarıyla
gücü yettiği kadar
yapabildiği kadar
as much as
olduğu kadar

Bir yabancı dili öğrenmek istiyorsan mümkün olduğu kadar çok çalışmalısın. - If you want to master a foreign language, you must study as much as possible.

Romanlar geçmişte olduğu kadar çok okunmuyor. - Novels aren't being read as much as they were in the past.

as much as
olabildiği kadar
as much as
aynı miktarda
as much as
kadar

Erkek kardeşim benim yediğimin iki katı kadar yemek yiyor. - My brother eats twice as much as I do.

Haber onu, beni şaşırttığı kadar, çok şaşırttı. - The news surprised him as much as it did me.

as much as
kadar çok

Onun Tom'a güvendiği kadar çok Tom Mary'ye güvenmiyor. - Tom didn't trust Mary as much as she trusted him.

Tom onun senin satmaya çalıştığın o zımbırtıya 300 dolar kadar çok harcamaya istekli olduğunu söylüyor. - Tom says he's willing to spend as much as $300 on that gizmo you're trying to sell.

as much as
aynı
as much as
bile
الإنجليزية - الإنجليزية

تعريف as much as one can في الإنجليزية الإنجليزية القاموس.

as much as
to the same extent; up to the desired amount
as much as one can

    الواصلة

    as much as one Can

    التركية النطق

    äz mʌç äz hwʌn kın

    النطق

    /ˈaz ˈməʧ ˈaz ˈhwən kən/ /ˈæz ˈmʌʧ ˈæz ˈhwʌn kən/

    كلمة اليوم

    crestfallen
المفضلات