ara sıra

listen to the pronunciation of ara sıra
التركية - الإنجليزية
sometimes

I know that you still cry for me sometimes. - Ara sıra hâlâ benim için ağladığını biliyorum.

Do you sometimes study in the library? - Ara sıra kütüphanede ders çalışıyor musun?

occasionally

They visited me occasionally. - Onlar beni ara sıra ziyaret ettiler.

We will visit you occasionally. - Sen ara sıra ziyaret edeceğiz.

once in a while

Don't just read books. Go outside once in a while and get some exercise. - Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.

I play tennis once in a while. - Ara sıra tenis oynarım.

from time to time

My son came to see me from time to time. - Ara sıra oğlum beni ziyarete geliyordu.

My uncle comes to see me from time to time. - Amcam ara sıra beni görmeye gelir.

on and off

It has been raining on and off since this morning. - Bu sabahtan beri ara sıra yağmur yağıyor.

It was raining on and off all through the night. - Gece boyunca ara sıra yağmur yağıyordu.

in snatches
off and on

Tom and Mary have been dating off and on for a year. - Tom ve Mary bir yıldır ara sıra çıkıyorlardı.

It has been raining off and on. - Ara sıra yağmur yağıyor.

from time to time, now and then, at times, on and off, every so often
ever and anon
in places
by snatches
every now and then

I hear from him every now and then. - Ara sıra ondan haber alıyorum.

Tom enjoys a glass of wine every now and then. - Tom ara sıra bir bardak şarabı sever.

betweenwhiles
every once in a while

Tom comes to visit me every once in a while. - Tom ara sıra beni ziyaret etmeye gelir.

Every once in a while, I take my boyfriend a lunch while he's at work. - Ara sıra erkek arkadaşıma o işteyken bir öğle yemeği götürürüm.

now and then

He still comes to see me now and then. - O hâlâ ara sıra beni görmeye gelir.

I like to ride a horse now and then. - Ara sıra ata binmeyi severim.

now and again

Let me hear from you now and again, will you? - Ara sıra senden haber almama izin ver, verecek misin?

on occasion

They eat meat on occasion. - Onlar ara sıra et yerler.

I am absent from school on occasion. - Ara sıra okula gitmem.

here and there
every now and again
sporadic

Does the error occur regularly or sporadically? Is the error reproducible? - Hata düzenli olarak mı yoksa ara sıra mı meydana geliyor? Hata yeniden üretilebilir mi?

ever and none
(deyim) few and far between
every so often
betweentimes
while

I play tennis once in a while. - Ara sıra tenis oynarım.

Tom goes to Boston every once in a while. - Tom ara sıra Boston'a gider.

interval
ara sıra olabilen
odd
ara sıra olan
sporadic
ara sıra olan
snatchy
ara sıra uğraşmak
dabble in
ara sıra yağmur yağan
showery
ara sıra/da sırada
now and then, from time to time, occasionally
ancak ara sıra iyi olan
spotty
arasıra
sometimes

Write to me sometimes and let me know how you are doing. - Arasıra bana yaz ve nasıl olduğundan beni haberdar et.

arasıra
betimes
arasıra
once in a while
arasıra
here and there
arasıra
here
التركية - التركية
Seyrek olarak, zaman zaman

Harabeyi dolaşırken ara sıra perişan kalabalıklara rast geliyoruz.- F. R. Atay.

çat pat