On aylık çok sıkı bir çalışmadan sonra, bazen ısıtılmamış bir kubbede gece boyunca çalışarak, Clyde Tombaugh Pluto adını verdiği bir nesne keşfetti.
- After ten months of very hard work, sometimes working through the night in an unheated dome, Clyde Tombaugh discovered an object he named Pluto.
Newton gücün bir nesnenin hareket hızını ya da yönünü değiştirmek için gerekli olduğunu keşfetti.
- Newton discovered that a force is required to change the speed or direction of movement of an object.
Astronomlar gök cisimlerini adlandırmada Latince kullanır.
- Astronomers use Latin for naming celestial objects.
Yolda duran garip bir cisim buldum.
- I found a strange object lying on the road.
Amacım önerine itiraz etmek değil.
- I don't mean to object to your proposal.
Değerlendirme her zaman objektif değildir.
- Valuation is not always objective.
Tamamen objektif olmayabilirim.
- I may not be completely objective.
Bir teleskopla uzak nesneleri görebiliriz.
- We can see distant objects with a telescope.
Nesneyi tarif edebilir misiniz?
- Can you describe the object?
Erkekler amaçlarına ulaştı.
- The men achieved their objectives.
Pazarlama bölümü ve satış bölümü hedefleri mutlaka aynı değildir.
- The objectives of the marketing department and the sales department are not necessarily the same.
Bu çok önemli bir hedef ve ulaşmak oldukça zor olacak.
- That is a very important objective and it will be quite tricky to achieve.
Vergiden muaf eşyaların var mı?
- Do you have any tax-free articles?
Bu el yapımı eşyalar kalite olarak farklıdır.
- These hand-made articles differ in quality.
Bu mallar gümrük vergisinden muaftır.
- These articles are all exempt from duty.
Onun kitabı eleştiri konusu haline geldi.
- His book became an object of criticism.
Gerekirse özel bir ücret ödeme konusunda herhangi bir itirazım yok.
- I have no objection to paying a special fee if it is necessary.
Bir makale yazıyorum.
- I am writing an article.
Grevler hakkında makaleler yazıyorum.
- I am writing articles about strikes.
Bu makalenin yazarı, ünlü bir eleştirmendir.
- The author of this article is a famous critic.
O, onun makaleyi yazmak için kullandığı bilgisayardır.
- That's the computer he used to write the article.
İsimler, zamirler, fiiller, sıfatlar, zarflar, makaleler, edatlar, bağlaçlar, ve ünlemler İngilizcede konuşma parçalarıdır.
- Nouns, pronouns, verbs, adjectives, adverbs, articles, prepositions, conjunctions, and interjections are the parts of speech in English.
Lütfen dersle ilgisi olmayan her şeyi çantana koy.
- Please place all articles not related to the lesson inside your bag.
Çantasında çeşitli şeyler var.
- There are a variety of articles in her purse.
Sözleşme maddesini yine oku.
- Read the article again.
Japonya umarım anayasasının 9. maddesine uyar.
- I hope that Japan will abide by Article 9 of her Constitution.
Aslında beni hiç sevmiyorsun. Tek önem verdiğin şey matematik! Ne münasebet, seni seviyorum! Kanıtla! Peki. Sevdiğim şeyler A kümesi olsun...
- You don't really love me at all. You only care about your math stuff! Not at all, I do love you! Prove it! Okay. Let A be the set of the objects I love...
Dehşet veren bir şeydi.
- It was an object of terror.
Değerlendirme her zaman objektif değildir.
- Valuation is not always objective.
Tamamen objektif olmayabilirim.
- I may not be completely objective.
a sales article.
... india joining mas several exposed to a preponderance of the object of intense ...
... every object in the universe moves. We know all the moves of matter and energy. That's ...