Ben bir parça bagaj satın aldım.
- I bought a piece of baggage.
Uçuş JL 123 için bagajı nerede bulabileceğimi bana söyleyebilir misiniz?
- Could you tell me where I can find the baggage for flight JL 123?
Kadını nerede gördün?
- Where did you see the woman?
Kadın bir portakal yiyor.
- The woman eats an orange.
Şu kadın onun karısı olmalı.
- That woman must be his wife.
Sanırım, o kadın onun karısıdır.
- That woman is his wife, I think.
Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.
- My wife Lidia is a beautiful, clever woman.
Şu kadını görüyor musun? O benim eşim.
- Do you see that woman? She's my wife.
Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.
- My wife Lidia is a beautiful, clever woman.
Łazarz'nın çocukları, anneleri Felicja'nın dünyadaki en güzel bayan olduğunu düşünüyorlar.
- Children of Łazarz think their mother Felicja is the most beautiful woman in the world.
Kadın olmak zordur. Erkek gibi düşünmeyi, hanımefendi gibi davranmayı, genç kız gibi görünmeyi ve de eşek gibi çalışmayı gerektirir.
- It's hard to be a woman. One must think like a man, act like a lady, look like a girl, and work like a horse.
Ev kadınların dünyasıdır, dünya erkeklerin evidir.
- The home is the woman's world, the world is the man's home.
Kyoko benim için valizimi taşıyacak kadar yeterince kibardı.
- Kyoko was kind enough to carry my baggage for me.
Yanında çok valiz aldı.
- She took a lot of baggage with her.
DA: You faggot, you; don't let on you don't know.
... The Kennedy Women, and it dates back to, like, the lineage of the first Kennedy woman who ...
... There's a woman there in the middle. ...