O görünüşte varlıklı fakat gerçekte değildir.
- He is wealthy in appearance but not in reality.
O varlıklı görünüyor fakat aslında değil.
- He looks wealthy, but actually he's not.
Zenginlik ve şöhret umurumda değil.
- I don't care for wealth and fame.
Zenginlik için fazla arzum yok.
- I don't have much desire for wealth.
Bütün servetini kaybetti.
- He lost all his riches.
Servetine rağmen, memnun değil.
- Despite his riches, he's not contented.
Öldüğünüz zaman, tüm zenginlikleriniz sizin için değersiz hale gelecektir.
- When you die, all your riches will become worthless to you.
Japon edebiyatı güzelliği ve zenginliklerine rağmen, şimdiye kadar batıda yetersiz olarak bilinmektedir.
- Japanese literature, in spite of its beauty and riches, is as yet inadequately known in the West.