allows for

listen to the pronunciation of allows for
İngilizce - Türkçe
sağlar
allows
izin verir

Bu güvenlik sistemi çalışanların hareketlerini gittikleri yerde izlemelerine izin verir. - This security system allows us to trace employees movements anywhere they go.

Bu bilet, herhangi bir istasyonda durmanıza izin verir. - This ticket allows you to stop over at any station.

allows
sağlar

Eurail geçişi, Avrupa'da sınırsız seyahat imkanı sağlar. - The Eurail pass allows for unlimited travel inside Europe.

Bu program sizin bilgili kalmanızı sağlar. - This programme allows you to stay informed.

İngilizce - İngilizce

allows for teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

allows
third-person singular of allow
allows for

    Türkçe nasıl söylenir

    ılauz fôr

    Telaffuz

    /əˈlouz ˈfôr/ /əˈlaʊz ˈfɔːr/

    Videolar

    ... equation which allows for the liberation of energy is Einstein's famous equation, E=mc². ...

    Günün kelimesi

    plenipotentiary