airlift

listen to the pronunciation of airlift
İngilizce - Türkçe
{i} havadan taşıma
tenek yoluyla taşıma
{f} havadan taşı
{i} uçakla taşıma
(Askeri) HAVA YÜKÜ: Havadan taşınan veya taşınabilen yada taşınması teklif edilen personel ve yük toplam ağırlığı
{i} hava köprüsü
{f} uçakla taşımak
{f} hava yoluyla taşımak/götürmek
(fiil) uçakla taşımak
hava yoluyla taşıma
hava yoluyla götürmek
Airlift Support Industrial Fund
(Askeri) Hava Ulaştırması Entüstri Fonu
Airlift Tanker Association; airport traffic area
(Askeri) Hava Nakliye Tanker Birliği; hava alanı trafik sahası
airlift capability
(Askeri) HAVA TAŞIMA KAPASİTESİ; KABİLİYET VE İMKANI: Elde bulunan hava nakliye hizmetiyle bir defada belirli bir yere taşınabilecek yolcu sayısı ve/veya yüklenen kargo ağırlığı/hacmi olarak ifade edilen toplam kapasite. Ayrıca bakınız: "air lift requirement"; "allowable cabin load (air) ; allowable cargo load fair) ; payload; planned load (air) "
airlift clearance authority; airspace control authority; airspace coordination a
(Askeri) hava ulaştırma klerans makamı; hava sahası kontrol makamı; hava sahası koordinasyon bölgesi
airlift control center; airlift coordination cell
(Askeri) hava ulaştırma kontrol merkezi; havadan nakil ve ikmal hücresi
airlift control element
(Askeri) hava nakliye kontrol elemanı
airlift control flight
(Askeri) hava nakliye kontrol uçuşu
airlift control squadron
(Askeri) hava nakliye kontrol filosu
airlift control team
(Askeri) hava nakliye kontrol timi
airlift liaison element
(Askeri) hava nakliye irtibat unsuru
airlift mission schedule
(Askeri) hava nakliye görev programı
airlift requirement
(Askeri) HAVADAN TAŞINACAK YÜK VE PERSONEL: Belirli bir görev için havadan taşınması gereken toplam yolcu sayısı ve/veya yük ağırlığı/hacmi
airlift service
(Askeri) HAVA NAKİL HİZMETİ: Personel, yük, posta ve diğer eşyaların taşınması için gerekli olan hava ulaştırması ve ilgili hizmetlerin yapılması veya sağlanması
Cooperative Military Airlift Agreement
(Askeri) Müşterek Askeri Hava Ulaştırma Anlaşması
North Atlantic Treaty Organization (NATO) Civil Airlift Agency
(Askeri) NATO Sivil Hava Taşıma Teşkilatı
administrative airlift service
(Askeri) HAVA ULAŞTIRMA VE İKMAL İDARİ HİZMETİ: İç idari işler için teşkilat veya komutanlıklara tahsis edilmiş, normal olarak özel tanıtıcı işareti olan, uçaklarla sağlanan hava ulaştırma ve ikmal hizmeti
attached airlift service
(Askeri) EMRE VERİLEN HAVADAN NAKİL VE İKMAL HİZMETİ: Söz konusu teşkilatın emrine verilmiş bir havadan nakil ve ikmal hizmeti birliği tarafından bir teşkilata veya komutanlığa sağlanan havadan nakil ve ikmal hizmeti
channel airlift
(Askeri) havadan nakil ve ikmal kanalı
channel airlift
(Askeri) HAVADAN NAKİL VE İKMAL KANALI: İki nokta arasında programlanmış bir esasta sağlanan havadan nakil ve ikmal hizmetlerinin müşterek kullanıcıları
combat airlift support unit
(Askeri) MUHAREBE HAVA NAKLİYE DESTEK BİRLİĞİ: Muharebe harekatı sırasında, genellikle, muharebe şartları altında, hareket ve intikal kontrolü ve birlik kara desteği sağlamak üzere, bir hava alanında tesis edilmiş özel maksat hava kıta nakliye birliği
commander airlift forces
(Askeri) hava ulaştırma kuvvetleri komutanı
joint airlift coordination and control cell
(Askeri) müşterek hava ulaştırma koordinasyon ve kontrol hücresi
military airlift command
(Askeri) ASKERİ HAVA İKMAL KOMUTANLIĞI: Belirlenen hava ikmal hizmetlerindeki tek idari, faal teşkilat. Ayrıca MAC ismiyle de geçer
operational support airlift
(Askeri) harekat destek ulaştırması
special assignment airlift mission
(Askeri) özel hava ulaştırma görevi
special assignment airlift requirements
(Askeri) ÖZEL TAYİN EDİLMİŞ HAVADAN İKMAL İHTİYAÇLARI: Yolcuların sayısı, hareketin acilliği, hassaslığı ve havadan ikmal kanalının kullanılmasını gerektiren diğer geçerli faktörler yüzünden JCS (Genelkurmay Başkanı) tarafından yönetilen/ koordine edilen tatbikatları kapsayan hava ikmal ihtiyaçları
state and regional defense airlift
(Askeri) DEVLET VE MAHALLİ SAVUNMA HAVA İKMALİ: Sıvı uçakların bir acil durum halinde diğer uçaklardan ayrı olarak kullanılma programı
tactical airlift wing
(Askeri) taktik hava nakliye kanadı
tactical operations center; tanker airlift control center (TALCE) operations cen
(Askeri) taktik harekat merkezi; tanker uçağı hava nakil kontrol merkezi (TALCE) harekat merkezi
tanker airlift control element
(Askeri) tanker uçağı hava nakliye kontrol unsuru
theater airlift liaison officer
(Askeri) harekat alanı hava nakliye irtibat subayı
to airlift
uçakla taşımak
to airlift
havadan taşımak
İngilizce - İngilizce
A pipe that is used to suck up objects from the sea bed
Such a flight
The transportation of troops, civilians or supplies by air, especially in an emergency
To transport (troops etc) in an airlift
transportation of people or goods by air (especially when other means of access are unavailable)
fly people or goods to or from places not accessible by other means; "Food is airlifted into Bosnia"
{f} transport persons or cargo by aircraft (generally in emergency situations)
transportation of people or goods by air (especially when other means of access are unavailable) fly people or goods to or from places not accessible by other means; "Food is airlifted into Bosnia
If people, troops, or goods are airlifted somewhere, they are carried by air, especially in a war or when land routes are closed. The injured were airlifted to hospital in Prestwick. an occasion when people or supplies are taken to a place by plane, especially during a war or dangerous situation
{i} method of transporting people or cargo by aircraft (generally used in emergency situations)
An airlift is an operation to move people, troops, or goods by air, especially in a war or when land routes are closed. President Garcia has ordered an airlift of food, medicines and blankets
airlifted
Simple past tense and past participle of to airlift
Berlin blockade and airlift
(1948-49) International crises that arose from an attempt by the Soviet Union to force the Allied powers (U.S., Britain, and France) to abandon their postwar jurisdictions in West Berlin. The Soviets, regarding the economic consolidation of the three Allied occupation zones in Germany in 1948 as a threat to the East German economy, blockaded all transportation routes between Berlin and West Germany. The U.S. and Britain responded by supplying the city with food and other supplies by military air transport and airlifting out West Berlin exports. An Allied embargo on exports from the Eastern bloc forced the Soviets to lift the blockade after 11 months
airlifted
past of to airlift
airlifting
present participle of to airlift
airlifts
third-person singular of airlift
airlifts
plural of airlift
berlin airlift
airlift in 1948 that supplied food and fuel to citizens of west Berlin when the Russians closed off land access to Berlin
airlift