affectionate play (or foreplay without contact with the genital organs)

listen to the pronunciation of affectionate play (or foreplay without contact with the genital organs)
İngilizce - Türkçe

affectionate play (or foreplay without contact with the genital organs) teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

cuddling
sarılarak
cuddling
sararak
fondling
{i} okşama
fondling
okşayış
caressing
{f} okşa
caressing
şefkatli
cuddling
{f} sarıl

Onlar kanepede birbirlerine sarılıyordu. - They were cuddling on the couch.

Bir park bankında genç bir çiftin sarıldığını gördüm. - I saw a young couple cuddling on a park bench.

fondling
{f} okşa
hugging
{f} kucakla

Tom'u ne zaman kucaklamayı denedin? - When did you try hugging Tom?

Tom'u tekrar kucaklamayı hiç denemeyeceğim. - I won't ever try hugging Tom again.

caressing
okşama
caressing
tatlı
fondling
okşayarak
hugging
kucaklayarak
caressing
{s} sevecen
caressing
{s} şefkâtli
cuddling
sarılma

Okumaktan, şöminenin yanında sarılmaktan ve yavaş dans etmekten zevk alırım. - I enjoy reading, cuddling by the fireplace and slow dancing.

hugging
sarılma

Sami ve Leyla sarılmaya başladılar. - Sami and Layla started hugging.

Tom ve Mary sarılmayı bıraktı. - Tom and Mary stopped hugging.

İngilizce - İngilizce
kissing
necking
hugging
petting
caressing
cuddling
smooching
snuggling
fondling
affectionate play (or foreplay without contact with the genital organs)