Ben zilin çaldığını duydum.
- I heard the bell ring.
John, zil çalar çalmaz ayağa fırladı.
- John jumped to his feet the moment the bell rang.
Kilise çanını her sabah duyabiliriz.
- We can hear the church bell every morning.
Yangın durumunda, çanı çal.
- In case of fire, ring the bell.
Lütfen bir telefon görüşmesi yapabilir miyim?
- Can I make a telephone call, please?
Japonya'ya bir telefon görüşmesi nasıl yapabilirim?
- How can I make a telephone call to Japan?