Bir şiiri başka bir dile çevirmek zordur.
- It is difficult to translate a poem into another language.
O,bir parça şairdi ve romantik şiirler yazardı.
- He was something of a poet and used to write romantic poems.
Öyle bir yargılama yapmak yanlış fikirlere yönlendirebilir.
- Making such a judgement may lead to wrong ideas.
O, konuşmalar yapmada mükemmeldir.
- She is excellent at making speeches.
Savaşı gündelik gerçeklik yaparak, bu savaşa sebep olan politik görüştür.
- Because it is politics that has caused this war, making the war our everyday reality.
O, boş zamanını oyuncak bebekler yaparak harcar.
- She spends her free time making dolls.
O yaşlı adam elli yıldır kaçak viski imal etmekteydi.
- The old man had been making white lightning for 50 years.
O yaşlı adam elli yıldır kaçak içki imal etmekteydi.
- That old man had been making moonshine for fifty years.
Öyle bir yargılama yapmak yanlış fikirlere yönlendirebilir.
- Making such a judgement may lead to wrong ideas.
Hatalar yapmaktan korkmayın.
- Don't be afraid of making mistakes.
Filmin yapımı sırasında aktör yanlışlıkla vurularak öldürüldü.
- The actor was accidentally shot dead during the making of the movie.
Film yapımı heyecan verici bir iştir.
- Movie making is an exciting job.
Onunla alay etmemek elimde değil.
- I can't help making fun of him.
Benimle alay etmekten vazgeç!
- Stop making fun of me!
895 Milton, J. Works, containing : paradise lost, a poëm, and paradise regained, Simson agonistes and poëms….
... LOOK-- NO, IT'S NOT A POEM. ...
... I ACTUALLY WROTE A POEM ABOUT IT. ...