a piece of food resembling such an extremity

listen to the pronunciation of a piece of food resembling such an extremity
İngilizce - Türkçe

a piece of food resembling such an extremity teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

finger
parmak

Elin beş parmağı var: başparmak, işaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı ve serçe parmak. - The hand has five fingers: the thumb, the index finger, the middle finger, the ring finger, and the pinky.

Röntgen filminde iki kırık parmak görünüyordu. - The x-ray showed two broken fingers.

finger
hüner
finger
parmaklamak
finger
{f} dokun

O bana parmak uçları ile ensemin üzerine hafifçe dokundu ve bu beni ürpertti. - She touched me lightly on the nape of the neck with the tips of her fingers and it made me shudder.

Bu bir dokunmatik ekran, onun üzerinde görüntülenen kontrolleri çalıştırmak için parmaklarını kullanabilirsin. - This is a touchscreen, so you can use your fingers to operate the controls which are displayed on it.

finger
parmaklarla tutmak
a piece of
bir parça

Bana bir parça bilgi getirdi. - He brought me a piece of information.

Benim bir zarfa, bir parça kağıda ve kurşun kaleme ya da bir dolma kaleme ihtiyacım var. - I need an envelope, a piece of paper, and a pencil or a pen.

finger
parmak boyu
finger
{i} muhbir

Üç yüzyıl önce bile, Batı Avrupalıların çoğu hâlâ kendi muhbirlerini kullanıyorlardı. - Even three centuries ago, most Western Europeans still used their fingers.

finger
parmak gibi şey
finger
el sürmek
finger
çalmak
finger
{f} parmak ile dokunmak
finger
{f} ele vermek
finger
parmakla dokunmak
finger
argo ele vermek
finger
parmakların arasına alıp oynamak
finger
parmaklarla ince iş yapmak
finger
parmakla çalgı ç
finger
{f} parmakla dokunmak, el sürmek, ellemek
finger
{i} ispiyoncu
İngilizce - İngilizce
finger
a piece of food resembling such an extremity

    Heceleme

    a piece of food resembling such an ex·tre·mi·ty

    Türkçe nasıl söylenir

    ı pis ıv fud rizemblîng sʌç ın îkstremıti

    Telaffuz

    /ə ˈpēs əv ˈfo͞od rēˈzembləɴɢ ˈsəʧ ən əksˈtremətē/ /ə ˈpiːs əv ˈfuːd riːˈzɛmblɪŋ ˈsʌʧ ən ɪksˈtrɛmətiː/