a patient who is residing in the hospital where he is being treated

listen to the pronunciation of a patient who is residing in the hospital where he is being treated
İngilizce - Türkçe

a patient who is residing in the hospital where he is being treated teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

inmate
{i} tutuklu

Tutuklular bir hücrede uyumaya zorlandı, sık sık yan yana. - Inmates were forced to sleep in one cell, often sideways.

Tom son üç yıldır yüksek güvenlikli cezaevinin bir tutuklusudur. - Tom has been an inmate of a high-security prison for the past three years.

inmate
oturan
inmate
oturan kimse ev
inmate
(Askeri) hapis
inmate
oda arkadaşı
inpatient
(Askeri) HASTANEDE YATILI TEDAVİ GÖREN HASTA: Bir hastanede veya dispanserde yatarak tedavi gören ve hastanece iaşe edilen hasta. Bak. "outpatient"
inmate
(hastane/hapishane/vb.'de) oda arkadaşı
inpatient
hastanede tedavi gören hasta
inmate
{i} birlikte oturan kimse
inmate
oda arkadaş
inmate
(Askeri) Mahpus
inmate
{i} sakin
inmate
başkası ile aynı evde oturan kimse
inmate
{i} hapishanede/akıl hastanesinde bulunan kimse
inmate
{i} oturan kimse (ev)
İngilizce - İngilizce
inpatient
inmate
a patient who is residing in the hospital where he is being treated

    Heceleme

    a pa·tient who I·s re·sid·ing in the hos·pi·tal where he I·s be·ing treated

    Türkçe nasıl söylenir

    ı peyşınt hu îz rizaydîng în dhi häspîtıl hwer hi îz biîng tritıd

    Telaffuz

    /ə ˈpāsʜənt ˈho͞o əz rēˈzīdəɴɢ ən ᴛʜē ˈhäsˌpətəl ˈhwer ˈhē əz ˈbēəɴɢ ˈtrētəd/ /ə ˈpeɪʃənt ˈhuː ɪz riːˈzaɪdɪŋ ɪn ðiː ˈhɑːsˌpɪtəl ˈhwɛr ˈhiː ɪz ˈbiːɪŋ ˈtriːtəd/