a concealed shelf at the rear of a chair or table

listen to the pronunciation of a concealed shelf at the rear of a chair or table
İngilizce - Türkçe

a concealed shelf at the rear of a chair or table teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

servant
{i} memur

Ben bir devlet memuruydum. - I was a public servant.

servant
devlet memuru

Ben bir devlet memuruydum. - I was a public servant.

servant
ayvaz
servant
odacı
servant
köle

İmparator, kölelerinden birine kendisini öldürmesini emretti. - The Emperor ordered one of his servants to kill himself.

servant
uşak

Akıl iyi bir uşak fakat kötü bir efendidir. - The mind is a good servant, but a poor master.

İmparatora gelince, o dünyanın hükümdarıdır. Barbarlara gelince, onlar dünyanın uşaklarıdır. - As for the Emperor, he is the ruler of the world. As for the barbarians, they are the servants of the world.

servant
hizmetçi

Ona hizmet edecek üç hizmetçisi vardı. - He had three servants to wait on him.

Tom hizmetçilerine karanlıkta yemek yedirdi. - Tom made his servants eat in the dark.

servant
public servant memur
servant
servant girl hizmetçi kız
servant
kulunuz
servant
yanaşma
servant
servant boy uşak
servant
{i} kul

Kapa çeneni, cehennemin kulu! - Shut up, servant of hell!

O sadece Çizmeli Kedi görüntüsünü kullanmak zorunda kaldı. Ben onun sadık uşağıydım. - She just had to use her Puss-In-Boots look and I was her devoted servant.

servant
fellow servant kapı yoldaşı
servant
{i} hademe
servant
{i} hizmetli
İngilizce - İngilizce
servant
a concealed shelf at the rear of a chair or table

    Heceleme

    a concealed shelf at the rear of a chair or ta·ble

    Türkçe nasıl söylenir

    ı kınsild şelf ät dhi rîr ıv ı çer ır teybıl

    Telaffuz

    /ə kənˈsēld ˈsʜelf ˈat ᴛʜē ˈrər əv ə ˈʧer ər ˈtābəl/ /ə kənˈsiːld ˈʃɛlf ˈæt ðiː ˈrɪr əv ə ˈʧɛr ɜr ˈteɪbəl/