O, sabahtan akşama kadar çalıştı.
- He worked from morning till night.
06:00 ya kadar başlayamam.
- I cannot start till six o'clock.
Her yazar kasada uzun bir sıra vardır.
- There's a long line at every cash register.
Dolu bir yazar kasa soyguncuları çekiyor.
- A fat cash register attracts robbers.
Dan yazarkasadan para çalmaya devam etti.
- Dan continued to steal money from the cash register.
Bayan satış elemanı yazarkasayı açamadı.
- The salesgirl couldn't open the cash register.
O oluncaya kadar onun hakkında endişelenmeyelim.
- Let's not worry about that till it happens.
O, mezun oluncaya kadar çok utangaçtı.
- She had been very shy till she graduated.
Tom Mary'yi yazar kasadan para çalarken yakaladı.
- Tom caught Mary stealing money from the cash register.
Her yazar kasada uzun bir sıra vardır.
- There's a long line at every cash register.
Ben gelinceye kadar onlara beklemesini söyle.
- Ask them to wait till I come.
Ben gelinceye kadar onun beklemesini iste.
- Ask him to wait till I come.
Dükkân ne zamana kadar açık?
- When is the store open till?
O zamana kadar her şey olabilir.
- Anything may happen till that time.