baglanti

listen to the pronunciation of baglanti
Türkçe - İngilizce

baglanti teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

bağlantı
liaison
bağlantı
connection

He got the job by virtue of his father's connections. - O, babasının bağlantıları sayesinde işi aldı.

He has no connection with this affair. - Onun bu işle ile hiçbir bağlantısı yoktur.

bağlantı
tie

Scientists have learned that, throughout Earth's history, temperature and CO2 levels in the air are closely tied. - Bilimciler dünya'nın tarihi boyunca, sıcaklık ve havadaki CO2 seviyelerinin yakından bağlantılı olduğunu öğrendiler.

The two nations have strong trade ties. - İki ulusun güçlü ticaret bağlantısı var.

bağlantı
link

It is a prevalent belief, according to a nationwide poll in the United States, that Muslims are linked with terrorism. - ABD'de ülke çapındaki bir ankete göre Müslümanların terörle bağlantılı olduğu yaygın bir inançtır.

Would you like to exchange links? - Bağlantıları değiştirmek ister misin?

bağlantı
relationship
bağlantı
coupling
bağlantı
commitment
bağlantı
contact

How did you make contact? - Nasıl bağlantı kurdun?

He comes into contact with all kinds of people. - Her türlü insanla bağlantı kurar.

bağlantı
hookup
bağlantı
linkup
bağlantı
fixture
bağlantı
tie up
bağlantı
attachment
bağlantı
tie, connection, contact, link
bağlantı
communication
bağlantı
header
bağlantı
connection, tie, link
bağlantı
coordination
bağlantı
mech. coupling, device that serves to connect the ends of adjacent parts or objects
bağlantı
connecting

I've got a connecting flight. - Bağlantılı bir uçuşum var.

I feel like we're connecting. - Bağlantı kurduğumuzu hissediyorum.

bağlantı
phys. linkage
bağlantı
linking
bağlantı
tap
bağlantı
channel
bağlantı
relation
bağlantı
linkage
bağlantı
noose
bağlantı
intercourse
bağlantı
joining
bağlantı
attachment , link , linkage , connection
bağlantı
concern
bağlantı
dealings
bağlantı
mounting
bağlantı
connexion
bağlantı
affiliation
bağlantı
(Mekanik) flange
bağlantı
pattern
bağlantı
clip
bağlantı
(Bilgisayar) auto link
bağlantı
(Pisikoloji, Ruhbilim) association
bağlantı
bracket
bağlantı
fitting
bağlantı
bonding
bağlantı
juncture
bağlantı
(Bilgisayar) connection to
bağlantı
connector
bağlantı
binding
bağlantı
(Askeri) regression analysis
bağlantı
(İnşaat) connectivity
bağlantı
joint
bağlantı
terminal
bağlantı
touch

Tom can get in touch with Mary by email. - Tom, Mary ile e-posta vasıtasıyla bağlantı kurabilir.

I keep in touch with my parents by mail. - Ebeveynlerimle posta yoluyla bağlantı kuruyorum.

bağlantı
attaching
bağlantı
in connection

Do any of you have anything to say in connection with this? - Sizden birinin bununla bağlantılı olarak söyleyecek bir şeyi var mı?

bağlantı
to link
bağlantı
{i} interlock
bağlantı
anchor
bağlantı
tie in
bağlantı
(İnşaat) junction
bağlantı
contact man
bağlantı
tiein
bağlantı kurmak
link
bağlantı kurmak
get hold of
bağlantı kurmak
link up
bağlantı ağacı
framing timber
bağlantı borusu
plumbing soil branch, pipe leading to the soil pipe
bağlantı demiri
shackle
bağlantı hattı
connecting line, tie line
bağlantı kablosu
connecting cable, junction cable
bağlantı kesilmesi
disengagement
bağlantı kirişi
binding joist, tie beam
bağlantı kontrolör grubu
(Askeri) switching controller group
bağlantı kordonu
connecting cord
bağlantı kovanı
coupling sleeve
bağlantı kuplajı
junction coupling
bağlantı kurmak
to make contact with, contact, get in touch with
bağlantı kurmak
correlate
bağlantı kurmak
establish a connection with
bağlantı kurmak
tap
bağlantı kurmak
to contact, to get in touch with sb
bağlantı kurmak
make contact
bağlantı kurmak
relate
bağlantı kurmak istemeyen kimse
hedger
bağlantı kutusu
elec . junction box
bağlantı kutusu
junction box
bağlantı levhası
web
bağlantı noktası
linkup, nexus
bağlantı noktası
junction
bağlantı noktası
linkup
bağlantı noktası
trunk
bağlantı panosu
(Askeri) patch panel
bağlantı parçası
connecting piece
bağlantı pimi
connecting pin
bağlantı taşı
header
bağlantı taşı
bonder
bağlantı taşı
heading stone
bağlantı ucu
connecting terminal
bağlantı yapmak
to make an agreement with, come to an agreement with
bağlantı yeri
seam
bağlantı yıldızı
reference star
bağlantı çubuklarına sarmak
wrap-around tie bars
bağlantı çubuğu
tie rod
bağlantı çubuğu
tie rod (of an automotive vehicle)
bağlantı çubuğu
link rod
bağlantı çubuğu
tie bar
bağlantı şeması
hookup
bağlantı şeması
wiring diagram
yerel bağlantı
(Bilgisayar) local connection
bağlantılar
(Otomotiv) joints
bağlantılar
(Bilgisayar) bindings
birden çok bağlantı
(Bilgisayar) multilink
bizimle bağlantı kurun
(Bilgisayar) contact us
digi bağlantı noktası
(Bilgisayar) digi port
esnek bağlantı
flexible joint
esnek bağlantı
(İnşaat,Teknik) flexible coupling
fare bağlantı noktası
(Bilgisayar) mouse port
istek üzerine bağlantı
(Bilgisayar) dial on demand
proxy bağlantı noktası
(Bilgisayar) proxy port
sunucu bağlantı noktası
(Bilgisayar) server port
yerel bağlantı
(Bilgisayar) local linking
yıldız bağlantı
(Elektrik, Elektronik) connection
bağlantılar
connections

This politician is suspected of having connections to organized crime. - Bu politikacının organize suçlarla bağlantıları olduğundan şüpheleniliyor.

You said you had connections. - Sen bağlantılarının olduğunu söyledin.

Bağlantılar
links

Here are some interesting links. - İşte bazı ilginç bağlantılar.

Would you like to exchange links? - Bağlantıları değiştirmek ister misin?

anonim bağlantı
(Bilgisayar) anonymous connection
anonim bağlantı
anonymous connections
ayrılmak (bağlantı)
become disjoint
bilinmeyen bağlantı
(Bilgisayar) unknown link
bilinmeyen bağlantı noktası
(Bilgisayar) unknown port
bilyalı bağlantı
ball coupling
brüt ağırlık; bağlantı römorku; ağırlık
(Askeri) gross weight; warping tug; weight
buji kablo bağlantı fişi
(Otomotiv) spark plug connector
buji kablosu bağlantı yeri
(Otomotiv) spark plug pipe
direkt bağlantı
direct connection
doğrudan bağlantı
direct connection
egzoz bağlantı sistemi
(Otomotiv) exhaust mounting system
el ile bağlantı
(Bilgisayar) manual link
elektrik bağlantı kutusu
junction box
elektriksel bağlantı kablosu
electric bonding cable
elektronik bağlantı
(Elektrik, Elektronik) electronic connection
en fazla bağlantı
(Bilgisayar) maximum connections
enine bağlantı
transverse bracing
enine bağlantı
crossbar
enine bağlantı yolu
cross connection
eve bağlantı ucu
service connection
fiber optik bağlantı; ileri çalışma konumu
(Askeri) fiber optic link; forward operating location
fiziksel bağlantı
(Bilgisayar) physical link
fiziksel bağlantı
(İnşaat) hard-wired
galvanik bağlantı
voltaic couple
germe bağlantı parçası
(Otomotiv) tensioning bracket
gevşek bağlantı
poor connection
geçici bağlantı teli
jumper
geçme bağlantı
slip joint
giden bağlantı noktası
(Bilgisayar) outgoing port
güç koruma platformu; esas bağlantı panosu; öncelik belirleme programı
(Askeri) power projection platform; primary patch panel; priority placement program
hidrolik bağlantı
hydraulic coupling
hortum bağlantı parçaları
hose assemblies
hukuki bağlantı
legal relevancy
kaynaksız bağlantı
solderless connection
kolay bağlantı
snap-on coupling
konik bağlantı
flared joint
kopuk bağlantı
(Bilgisayar) lost chain
köprülü bağlantı
bridging connection
levye bağlantı pimi
(Otomotiv) lever connecting pin
mafsallı bağlantı
articulated joint
manşonlu bağlantı
sleeve joint
modem bağlantı noktası
(Bilgisayar) modem port
pimli bağlantı
hitch
pivot bağlantı
pivot attachment
santral bağlantı gecikmesi
through-connection delay
schedule+ bağlantı listesi
(Bilgisayar) schedule+ contact list
sembolik bağlantı
symbolic link
seri bağlantı
series connection
seri bağlantı
(Fizik,Teknik) connection in series
stratejik bağlantı performans testi
(Askeri) strategic connectivity performance test
sızıntı bağlantı ağzı
(Askeri) brake assembly
tampon bağlantı braketi
bumber bracket
tampon bağlantı grubu
bumper attachment
tank bağlantı tertibatı
tank anchorage
transport bağlantı pimi
(Tekstil) feed link pin
uydu yer bağlantı sistemi
(Askeri) satellite ground link system
uzay tümeni bağlantı grubu
(Askeri) space division switching group
uzay tümeni bağlantı matrisi
(Askeri) space division switching matrix
uçak ile füze arasında bağlantı testi
(Askeri) built-in test
veri bağlantı işlemcisi
(Askeri) data link processor
vida bağlantı
screw connection
video bağlantı noktası
(Bilgisayar) video port
web bağlantı düğmesi
(Bilgisayar) web button link
web bağlantı düğmesi
(Bilgisayar) web link button
yivli bağlantı
threaded connect
yük boşaltma hazırlık ekibi; emir-komuta bağlantı panosu
(Askeri) off-load preparation party; orderwire patch panel
yıldız bağlantı
star connection
çapraz bağlantı
crossbrace, crossbracing
üç köşeli bağlantı
delta connection
üçgen bağlantı
delta connection
Türkçe - Türkçe

baglanti teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

bağlantı
İki şey arasında ilişki sağlayan bağ
bağlantı
İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı, ilişik veya ilgili bulunması, irtibat. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ: "Bütün ulaştırma bağlantıları tahrip edilmiştir."- F. R. Atay
bağlantı
İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı, ilişik veya ilgili bulunması, irtibat
bağlantı
Yüklenme, üstlenme, angajman
Bağlantı
angajman
Bağlantı
irtibat
bağlantı borusu
Katlardaki atık suları toplayıp kolona ileten boru
bağlantı doku
Hücreleri ve çeşitli dokuları bir arada tutarak destek ve bağlama görevi yapan hücreler topluluğu
bağlantı yapmak
İlişki kurmak; anlaşma, sözleşme yapmak
bağlantı ünlüsü
bakınız: bağlayıcı ünlü
bağlantı ünsüzü
bakınız: bağlayıcı ünsüz
baglanti