şifresiz

listen to the pronunciation of şifresiz
Türkçe - İngilizce
(Bilgisayar) Not encrypted
clean
şifre
{i} password

One thing Tom does that isn't very safe is that he uses the same password for every website. - Tom'un yaptığı çok emniyetli olmayan tek şey her Web sitesi için aynı şifreyi kullanmasıdır.

Tom doesn't remember his password. - Tom şifresini hatırlamıyor.

şifre
code

There are too many codes to remember. - Hatırlayacak bir sürü şifre var.

Why is my code not working? - Neden benim şifrem çalışmıyor?

şifre
{i} cypher
şifre
(Askeri) crypto
şifre
watchword
şifre
cipher

Tom was writing cryptic notes in a cipher - Tom bir şifre içinde gizli notlar yazıyordu.

the information may be given in cipher. - Bilgi şifreli verilebilir.

şifre
code word
şifre
key word
şifre
cypher, cipher, code
Türkçe - Fransızca
ALE
şifre
mot de passe
şifre
chiffre [le], code [le]
İngilizce - Fransızca

şifresiz teriminin İngilizce Fransızca sözlükte anlamı

clean
{a} purement
clean
{n} nettoyage

Aujourd'hui, nous ferons un grand nettoyage ! - Today, we're doing a big cleanup.

Elle était prête à l'aider au nettoyage de la maison. - She was ready to help him with cleaning the house.

clean
{a} propre;net;impeccable
clean
{v} nettoyer;se nettoyer
clean
adj. propre; net; impeccable
clean
{v} nettoyer; se nettoyer
clean
propre

Gardez votre salle de classe propre. - Keep your classroom clean.

La chambre d'Helen est toujours propre. - Helen always keeps her room clean.

Türkçe - Türkçe

şifresiz teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Şifre
kod
ŞİFRE
(Osmanlı Dönemi) Herkesin anlayamadığı, bazı kimselere mahsus anlaşma usul
ŞİFRE
(Osmanlı Dönemi) Haberleşmede kullanılan belirli bazı işaretler
ŞİFRE
(Osmanlı Dönemi) Fr. Gizli ve işaretle yazı usulü
şifre
Gizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü
şifre
(Osmanlı Dönemi) gizli ve işâretle yazı usulü; herkesin yazamadığı, bazı kimselere mahsus anlaşma usulü
şifre
Gizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü: "İstanbul mümessilliği şifresiyle Mustafa Kemal Paşa'ya bekledikleri malumatı iletmiştim."- Y. K. Karaosmanoğlu