özetlenen

listen to the pronunciation of özetlenen
Türkçe - İngilizce
outlined
showing clearly the outline or profile or boundary; "hills defined against the evening sky"; "the setting sun showed the outlined figure of a man standing on the hill"
past of outline
özetle
summerize
özetle
{f} brief

Can you briefly sum up what was said at the meeting? - Toplantıda ne söylendiğini kısaca özetleyebilir misin?

özetle
{f} briefing
özetle
epitomize
özetle
{f} outlined
özetle
in conclusion
özetle
{f} summarized
özetle
in brief
özetle
{f} abridge
özetle
summarize

I want to summarize the content of the presentation and draw a conclusion. - Sunumun içeriğini özetlemek ve bir sonuç çıkarmak istiyorum.

I'll summarize it all. - Onun hepsini özetleyeceğim.

özetle
recapitulate
özetle
in brief, briefly
özetle
in a nutshell
özetle
in epitome
özetle
abridged
özetle
precis
özetlenen