plant, management, operating, enterprice, hoax, running, undertaking, workings, concern, working, operational, keeping, business firm, dupe, service, manipulation, foundation, jack in, entreprise; business, handling, economic unit, driving, execution, firm, production unit, house, entity, operation, undertaking, enterprise; administrating, managing; operating, running, working, enterprise, undertaking, enterprise, operational, business enterprise (often used to refer to public-service enterprises or public utilities), administrating, managing (a business enterprise), exploitation, operating (a machine), leg pull, bamboozle, run, operate, exploit, manage, kid, slang to deceive (someone) by inventing a story; to make fun of, hoodwink, keep, hornswoggle, to run, operate, ply, pull smb.'s leg, execute, move, manipulate, swing, work, run the show, spoof, control, cod, actuate, befool, to run, to operate; to exploit; to keep, to run; to kid, to hoax, to have sb on, to play a joke on sb, to play a trick on sb, to play a prank on sb, to lead sb up the garden path,
1
plant
ts
2
management isim
ts
3
operating
ts
4
enterprice Ticaret
ts
5
hoax
ts
6
running
ts
7
undertaking isim
ts
8
workings isim
ts
9
concern Ticaret
ts
10
working isim
ts
11
operational
ts
12
keeping isim
ts
13
business firm Ticaret
ts
14
dupe
ts
15
service
ts
16
manipulation
ts
17
foundation Ticaret
ts
18
jack in
ts
19
entreprise; business Ticaret
ts
20
handling
ts
21
economic unit Ticaret
ts
22
driving
ts
23
execution Bilgisayar
ts
24
firm Ticaret
ts
25
production unit Ticaret
ts
26
house Ticaret
ts
27
entity Ticaret
ts
28
operation isim
ts
29
undertaking, enterprise; administrating, managing; operating, running, working
ts
30
enterprise, undertaking, enterprise, operational Hukuk
ts
31
business enterprise (often used to refer to public-service enterprises or public utilities)
ts
32
administrating, managing (a business enterprise)
ts
33
exploitation isim
ts
34
operating (a machine)
ts
35
leg pull
ts
36
işletmek
bamboozle fiil
ts
37
işletmek
run
ts
38
işletmek
operate
ts
39
işletmek
exploit fiil
ts
40
işletmek
manage fiil
ts
41
işletmek
kid fiil
ts
42
işletmek
slang to deceive (someone) by inventing a story; to make fun of, hoodwink
ts
43
işletmek
keep fiil
ts
44
işletmek
hornswoggle fiil
ts
45
işletmek
to run, operate
ts
46
işletmek
ply fiil
ts
47
işletmek
pull smb.'s leg
ts
48
işletmek
execute
ts
49
işletmek
move
ts
50
işletmek
manipulate
ts
51
işletmek
swing
ts
52
işletmek
work fiil
ts
53
işletmek
run the show
ts
54
işletmek
spoof fiil
ts
55
işletmek
control fiil
ts
56
işletmek
cod fiil
ts
57
işletmek
actuate
ts
58
işletmek
befool
ts
59
işletmek
to run, to operate; to exploit; to keep, to run; to kid, to hoax, to have sb on, to play a joke on sb, to play a trick on sb, to play a prank on sb, to lead sb up the garden path
İşletmek işi, İş yeri, Bu kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi, Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık gibi iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum, Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık gibi iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum:"Adam, büyük bir film işletme ortaklığının sahibiydi."- N. Cumalı, Şaka ve birtakım yalanlarla sezdirmeden birini kandırmak veya onunla eğlenmek, Üzerine işleme yaptırmak, Bir şeyi, bir kimseyi, bir yeri kullanarak veya çalıştırarak yarar sağlamak, İşlemesini sağlamak, çalıştırmak:"Trenlerimizi odunla işletiyorduk."- F. R. Atay, Bir şeyi, bir kimseyi, bir yeri kullanarak veya çalıştırarak yarar sağlamak:"O havali işçileri arasında gücü, kuvveti ile o kadar tanınmıştı ki, herkes onu tarlasında işletmek isterdi."- H. E. Adıvar. Şaka ve birtakım yalanlarla sezdirmeden birini kandırmak veya onunla eğlenmek:"Sana yalan söylemişler, dalga geçmişler, işletmişler seni."- A. İlhan. Üzerine işleme yaptırmak:"Adamcağız üşenmeden çarşı pazar dolaşıyor, kızına üşenmeden çerçeveletmek ve işletmek için ucuz atlaslar, kadifeler, ipekler ... satın alıyordu."- R. N. Güntekin, İşlemesini sağlamak, çalıştırmak,
60
İşletmek işi
ts
61
İş yeri
ts
62
Bu kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi
ts
63
Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık gibi iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum
ts
64
Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık gibi iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum:"Adam, büyük bir film işletme ortaklığının sahibiydi."- N. Cumalı
ts
65
işletmek
Şaka ve birtakım yalanlarla sezdirmeden birini kandırmak veya onunla eğlenmek
ts
66
işletmek
Üzerine işleme yaptırmak
ts
67
işletmek
Bir şeyi, bir kimseyi, bir yeri kullanarak veya çalıştırarak yarar sağlamak
ts
68
işletmek
İşlemesini sağlamak, çalıştırmak:"Trenlerimizi odunla işletiyorduk."- F. R. Atay
ts
69
işletmek
Bir şeyi, bir kimseyi, bir yeri kullanarak veya çalıştırarak yarar sağlamak:"O havali işçileri arasında gücü, kuvveti ile o kadar tanınmıştı ki, herkes onu tarlasında işletmek isterdi."- H. E. Adıvar. Şaka ve birtakım yalanlarla sezdirmeden birini kandırmak veya onunla eğlenmek:"Sana yalan söylemişler, dalga geçmişler, işletmişler seni."- A. İlhan. Üzerine işleme yaptırmak:"Adamcağız üşenmeden çarşı pazar dolaşıyor, kızına üşenmeden çerçeveletmek ve işletmek için ucuz atlaslar, kadifeler, ipekler ... satın alıyordu."- R. N. Güntekin
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada işletme kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. işletme kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan işletme kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.