install, establish, set up, found, lay, set, wind up, constitute, to set up, to establish, to organize, to found; to mount, to assemble; to form; (silah) to cock; (kamp, çadır) to pitch; (saat) to wind; (plan) to hatch; (turşu) to make; (sofra/masa) to set; (tuzak) to set, to lay; to incite, institute, build, setup, base, erect, organize, construct, put up, fix up, pitch, lineup, mount, weave, time, start, project, work, preselect, bring into existence, bring into being, wind, ruminate, put, conspire, cog, cock, build up, form, ground, put together, promote, plant, line up, incite, (birlik) activate, (dostluk vb.) strike up, to set (the table) (for a meal), to pitch (a tent), to set up, assemble, put together, install , set up, (saat) wind up, (şirket) float, frame, to wind (a clock, watch), to cock (a gun), meditate, plan, prime, locate, hatch, concoct, fabricate, ruminate over, fabricating, put in, conceive, chew, to resolve (to do something), to ponder, dwell on, to plot, plan (something bad). 10 to indulge in (daydreams), to establish, found; to form, create, to set (a trap), to prepare (a mixture) and set it aside to pickle or ferment, to set (one person) against another. kurup takma assembling, putting (something) together. kurup takmak to assemble, fit/put together. kurduğu tuzağa kendi düşmek to fall into one's own trap, appoint, build-up, built-up, brew, bottom, assemble, assembly, organizing, building, installment, Foundation, winding-up, institution, installation, hatching, installlation, joining, winding up, promotion, mounting, setting, instalment, windingup, establishment, forming, hatcher, erection, contrivance, erecting, construction, constitution, establishing, fitting, (saat) wind, prefabricated, establishment, erection,
1
install fiil
ts
2
establish fiil
ts
3
set up
ts
4
found fiil
ts
5
lay fiil
ts
6
set fiil
ts
7
wind up
ts
8
constitute
ts
9
to set up, to establish, to organize, to found; to mount, to assemble; to form; (silah) to cock; (kamp, çadır) to pitch; (saat) to wind; (plan) to hatch; (turşu) to make; (sofra/masa) to set; (tuzak) to set, to lay; to incite
ts
10
institute fiil
ts
11
build fiil
ts
12
setup Nükleer Bilimler
ts
13
base
ts
14
erect fiil
ts
15
organize fiil
ts
16
construct fiil
ts
17
put up
ts
18
fix up
ts
19
pitch fiil
ts
20
lineup
ts
21
mount
ts
22
weave fiil
ts
23
time fiil
ts
24
start fiil
ts
25
project
ts
26
work
ts
27
preselect
ts
28
bring into existence deyim
ts
29
bring into being deyim
ts
30
wind
ts
31
ruminate fiil
ts
32
put fiil
ts
33
conspire fiil
ts
34
cog
ts
35
cock fiil
ts
36
build up fiil
ts
37
form fiil
ts
38
ground fiil
ts
39
put together
ts
40
promote fiil
ts
41
plant fiil
ts
42
line up
ts
43
incite
ts
44
(birlik) activate
ts
45
(dostluk vb.) strike up
ts
46
to set (the table) (for a meal)
ts
47
to pitch (a tent)
ts
48
to set up, assemble, put together
ts
49
install , set up
ts
50
(saat) wind up
ts
51
(şirket) float
ts
52
frame
ts
53
to wind (a clock, watch)
ts
54
to cock (a gun)
ts
55
meditate
ts
56
plan
ts
57
prime
ts
58
locate
ts
59
hatch
ts
60
concoct
ts
61
fabricate
ts
62
ruminate over
ts
63
fabricating Mekanik
ts
64
put in Dilbilim
ts
65
conceive
ts
66
chew
ts
67
to resolve (to do something)
ts
68
to ponder, dwell on
ts
69
to plot, plan (something bad). 10 to indulge in (daydreams)
ts
70
to establish, found; to form, create
ts
71
to set (a trap)
ts
72
to prepare (a mixture) and set it aside to pickle or ferment
ts
73
to set (one person) against another. kurup takma assembling, putting (something) together. kurup takmak to assemble, fit/put together. kurduğu tuzağa kendi düşmek to fall into one's own trap
ihdas etmek, köklemek, TAHTİT, (etkisi ve önemi geniş, sürekli şeyler için): Meydana getirmek, tesis etmek, Yayı veya zembereği germek, Bir şeyin oluşmasına yardım eden parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek, Yapmak, inşa etmek, Hazırlamak, Düşünmek, Zihinde büyütmek, Sağlamak, oluşturmak, Gizlice hazırlamak, tasarlamak, Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek, Yapmak, oluşturmak, Zihinde büyütmek:"Bayram ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu."- H. E. Adıvar, Meydana getirmek, tesis etmek:"Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi?"- O. S. Orhon, Yapmak, inşa etmek:"Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım."- N. Ataç, Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak, Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek:"Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor."- H. Taner, Bir şeyin oluşmasına yardım eden parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek:"Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk."- F. R. Atay, Hazırlamak:"Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak."- R. H. Karay, Yapmak, oluşturmak:"Belki on aile keçelerden, kilimlerden çergelerini meyve ağaçlarının altlarına kurdular."- Ö. Seyfettin, Ortaklık sağlamak, Düşünmek:"Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum."- S. F. Abasıyanık, Aklına koymak, Gizlice hazırlamak, tasarlamak:"Çocukların top oynadıkları kumluktan iskeleye doğru yürürken hep planlar kuruyordu."- C. Uçuk, Bir araya getirmek, toplamak, Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek:"Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu."- T. Buğra, Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek, ihdas, Kurmak işi, Kurularak, parçaları birleştirilerek oluşturulan, prefabrike, Kurularak, parçaları birleştirilerek oluşturulan, prefabrik,
110
ihdas etmek
ts
111
köklemek
ts
112
TAHTİT
ts
113
(etkisi ve önemi geniş, sürekli şeyler için): Meydana getirmek, tesis etmek
ts
114
Yayı veya zembereği germek
ts
115
Bir şeyin oluşmasına yardım eden parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek
ts
116
Yapmak, inşa etmek
ts
117
Hazırlamak
ts
118
Düşünmek
ts
119
Zihinde büyütmek
ts
120
Sağlamak, oluşturmak
ts
121
Gizlice hazırlamak, tasarlamak
ts
122
Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek
ts
123
Yapmak, oluşturmak
ts
124
Zihinde büyütmek:"Bayram ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu."- H. E. Adıvar
ts
125
Meydana getirmek, tesis etmek:"Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi?"- O. S. Orhon
ts
126
Yapmak, inşa etmek:"Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım."- N. Ataç
ts
127
Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak
ts
128
Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek:"Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor."- H. Taner
ts
129
Bir şeyin oluşmasına yardım eden parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek:"Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk."- F. R. Atay
ts
130
Hazırlamak:"Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak."- R. H. Karay
ts
131
Yapmak, oluşturmak:"Belki on aile keçelerden, kilimlerden çergelerini meyve ağaçlarının altlarına kurdular."- Ö. Seyfettin
ts
132
Ortaklık sağlamak
ts
133
Düşünmek:"Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum."- S. F. Abasıyanık
ts
134
Aklına koymak
ts
135
Gizlice hazırlamak, tasarlamak:"Çocukların top oynadıkları kumluktan iskeleye doğru yürürken hep planlar kuruyordu."- C. Uçuk
ts
136
Bir araya getirmek, toplamak
ts
137
Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek:"Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu."- T. Buğra
ts
138
Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek
ts
139
Kurma
ihdas
ts
140
kurma
Kurmak işi
ts
141
kurma
Kurularak, parçaları birleştirilerek oluşturulan, prefabrike
ts
142
kurma
Kurularak, parçaları birleştirilerek oluşturulan, prefabrik
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kurmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kurmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kurmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.