İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
ahenk kurmak
aile kurmak
arkadaşlık kurmak
aydınlatma düzeni ku..
barikat kurmak
basınla irtibat kurm..
bağdaş kurmak
bağ kurmak
bağlantı kurmak
bağlantı kurmak iste..
bilgisayar kurmak
bir acente / temsilc..
bir acente kurmak
bir aile kurmak
bir bakanlık kurmak
bir bina kurmak
bir cümle kurmak
bir cümleyi yeniden ..
bir dernek kurmak
bir dostluk kurmak
bir firma ile ilişki..
bir fon kurmak
bir fonu yeniden kur..
bir işin temelini ku..
bir iş kurmak
bir komplo kurmak
bir kürsü kurmak
bir ortaklık kurmak
bir saati kurmak
bir çadır kurmak
cümle kurmak
kurmak (dostluk)
yuva kurmak
 
kurmakadd into favorites
TR    

install, establish, set up, found, lay, set, wind up, constitute, to set up, to establish, to organize, to found; to mount, to assemble; to form; (silah) to cock; (kamp, çadır) to pitch; (saat) to wind; (plan) to hatch; (turşu) to make; (sofra/masa) to set; (tuzak) to set, to lay; to incite, institute, build, setup, base, erect, organize, construct, put up, fix up, pitch, lineup, mount, weave, time, start, project, work, preselect, bring into existence, bring into being, wind, ruminate, put, conspire, cog, cock, build up, form, ground, put together, promote, plant, line up, incite, (birlik) activate, (dostluk vb.) strike up, to set (the table) (for a meal), to pitch (a tent), to set up, assemble, put together, install , set up, (saat) wind up, (şirket) float, frame, to wind (a clock, watch), to cock (a gun), meditate, plan, prime, locate, hatch, concoct, fabricate, ruminate over, fabricating, put in, conceive, chew, to resolve (to do something), to ponder, dwell on, to plot, plan (something bad). 10 to indulge in (daydreams), to establish, found; to form, create, to set (a trap), to prepare (a mixture) and set it aside to pickle or ferment, to set (one person) against another. kurup takma assembling, putting (something) together. kurup takmak to assemble, fit/put together. kurduğu tuzağa kendi düşmek to fall into one's own trap, appoint, build-up, built-up, brew, bottom, assemble, assembly, organizing, building, installment, Foundation, winding-up, institution, installation, hatching, installlation, joining, winding up, promotion, mounting, setting, instalment, windingup, establishment, forming, hatcher, erection, contrivance, erecting, construction, constitution, establishing, fitting, (saat) wind, prefabricated, establishment, erection,

1 install  fiil     ts
2 establish  fiil     ts
3 set up     ts
4 found  fiil     ts
5 lay  fiil     ts
6 set  fiil     ts
7 wind up     ts
8 constitute     ts
9 to set up, to establish, to organize, to found; to mount, to assemble; to form; (silah) to cock; (kamp, çadır) to pitch; (saat) to wind; (plan) to hatch; (turşu) to make; (sofra/masa) to set; (tuzak) to set, to lay; to incite     ts
10 institute  fiil     ts
11 build  fiil     ts
12 setup  Nükleer Bilimler     ts
13 base     ts
14 erect  fiil     ts
15 organize  fiil     ts
16 construct  fiil     ts
17 put up     ts
18 fix up     ts
19 pitch  fiil     ts
20 lineup     ts
21 mount     ts
22 weave  fiil     ts
23 time  fiil     ts
24 start  fiil     ts
25 project     ts
26 work     ts
27 preselect     ts
28 bring into existence  deyim     ts
29 bring into being  deyim     ts
30 wind     ts
31 ruminate  fiil     ts
32 put  fiil     ts
33 conspire  fiil     ts
34 cog     ts
35 cock  fiil     ts
36 build up  fiil     ts
37 form  fiil     ts
38 ground  fiil     ts
39 put together     ts
40 promote  fiil     ts
41 plant  fiil     ts
42 line up     ts
43 incite     ts
44 (birlik) activate     ts
45 (dostluk vb.) strike up     ts
46 to set (the table) (for a meal)     ts
47 to pitch (a tent)     ts
48 to set up, assemble, put together     ts
49 install , set up     ts
50 (saat) wind up     ts
51 (şirket) float     ts
52 frame     ts
53 to wind (a clock, watch)     ts
54 to cock (a gun)     ts
55 meditate     ts
56 plan     ts
57 prime     ts
58 locate     ts
59 hatch     ts
60 concoct     ts
61 fabricate     ts
62 ruminate over     ts
63 fabricating  Mekanik     ts
64 put in  Dilbilim     ts
65 conceive     ts
66 chew     ts
67 to resolve (to do something)     ts
68 to ponder, dwell on     ts
69 to plot, plan (something bad). 10 to indulge in (daydreams)     ts
70 to establish, found; to form, create     ts
71 to set (a trap)     ts
72 to prepare (a mixture) and set it aside to pickle or ferment     ts
73 to set (one person) against another. kurup takma assembling, putting (something) together. kurup takmak to assemble, fit/put together. kurduğu tuzağa kendi düşmek to fall into one's own trap     ts
74 appoint     ts
75 build-up     ts
76 built-up     ts
77 brew     ts
78 bottom     ts
79 assemble     ts
80 assembly     ts
81 organizing  Ticaret     ts
82kurma building     ts
83kurma installment  isim     ts
84kurma Foundation  isim     ts
85kurma winding-up     ts
86kurma institution  isim     ts
87kurma installation  isim     ts
88kurma hatching  isim     ts
89kurma installlation     ts
90kurma joining     ts
91kurma winding up     ts
92kurma promotion  isim     ts
93kurma mounting  isim     ts
94kurma setting  isim     ts
95kurma instalment  isim     ts
96kurma windingup     ts
97kurma establishment  isim     ts
98kurma forming     ts
99kurma hatcher     ts
100kurma erection     ts
101kurma contrivance     ts
102kurma erecting     ts
103kurma construction     ts
104kurma constitution     ts
105kurma establishing  isim     ts
106kurma fitting     ts
107kurma (saat) wind     ts
108kurma prefabricated     ts
109kurma establishment, erection     ts
More results

ihdas etmek, köklemek, TAHTİT, (etkisi ve önemi geniş, sürekli şeyler için): Meydana getirmek, tesis etmek, Yayı veya zembereği germek, Bir şeyin oluşmasına yardım eden parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek, Yapmak, inşa etmek, Hazırlamak, Düşünmek, Zihinde büyütmek, Sağlamak, oluşturmak, Gizlice hazırlamak, tasarlamak, Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek, Yapmak, oluşturmak, Zihinde büyütmek:"Bayram ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu."- H. E. Adıvar, Meydana getirmek, tesis etmek:"Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi?"- O. S. Orhon, Yapmak, inşa etmek:"Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım."- N. Ataç, Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak, Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek:"Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor."- H. Taner, Bir şeyin oluşmasına yardım eden parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek:"Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk."- F. R. Atay, Hazırlamak:"Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak."- R. H. Karay, Yapmak, oluşturmak:"Belki on aile keçelerden, kilimlerden çergelerini meyve ağaçlarının altlarına kurdular."- Ö. Seyfettin, Ortaklık sağlamak, Düşünmek:"Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum."- S. F. Abasıyanık, Aklına koymak, Gizlice hazırlamak, tasarlamak:"Çocukların top oynadıkları kumluktan iskeleye doğru yürürken hep planlar kuruyordu."- C. Uçuk, Bir araya getirmek, toplamak, Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek:"Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu."- T. Buğra, Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek, ihdas, Kurmak işi, Kurularak, parçaları birleştirilerek oluşturulan, prefabrike, Kurularak, parçaları birleştirilerek oluşturulan, prefabrik,

110 ihdas etmek     ts
111 köklemek     ts
112 TAHTİT     ts
113 (etkisi ve önemi geniş, sürekli şeyler için): Meydana getirmek, tesis etmek     ts
114 Yayı veya zembereği germek     ts
115 Bir şeyin oluşmasına yardım eden parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek     ts
116 Yapmak, inşa etmek     ts
117 Hazırlamak     ts
118 Düşünmek     ts
119 Zihinde büyütmek     ts
120 Sağlamak, oluşturmak     ts
121 Gizlice hazırlamak, tasarlamak     ts
122 Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek     ts
123 Yapmak, oluşturmak     ts
124 Zihinde büyütmek:"Bayram ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu."- H. E. Adıvar     ts
125 Meydana getirmek, tesis etmek:"Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi?"- O. S. Orhon     ts
126 Yapmak, inşa etmek:"Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım."- N. Ataç     ts
127 Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak     ts
128 Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek:"Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor."- H. Taner     ts
129 Bir şeyin oluşmasına yardım eden parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek:"Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk."- F. R. Atay     ts
130 Hazırlamak:"Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak."- R. H. Karay     ts
131 Yapmak, oluşturmak:"Belki on aile keçelerden, kilimlerden çergelerini meyve ağaçlarının altlarına kurdular."- Ö. Seyfettin     ts
132 Ortaklık sağlamak     ts
133 Düşünmek:"Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum."- S. F. Abasıyanık     ts
134 Aklına koymak     ts
135 Gizlice hazırlamak, tasarlamak:"Çocukların top oynadıkları kumluktan iskeleye doğru yürürken hep planlar kuruyordu."- C. Uçuk     ts
136 Bir araya getirmek, toplamak     ts
137 Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek:"Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu."- T. Buğra     ts
138 Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek     ts
139Kurma ihdas     ts
140kurma Kurmak işi     ts
141kurma Kurularak, parçaları birleştirilerek oluşturulan, prefabrike     ts
142kurma Kurularak, parçaları birleştirilerek oluşturulan, prefabrik     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kurmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kurmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kurmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.