zaman kazanma

listen to the pronunciation of zaman kazanma
Türkçe - İngilizce
to save time
zaman kazanmak
gain time

To gain time we took the plane. - Zaman kazanmak için uçağa bindik.

zaman kazan
save time

We used the computer in order to save time. - Zaman kazanmak için bilgisayar kullandık.

You will save time if you adopt this new procedure. - Bu yeni yöntemi benimserseniz zaman kazanırsınız.

zaman kazanmak
1. to save time. 2. (for someone) to gain time
zaman kazanmak
stall
zaman kazanmak
to gain time, to buy time
zaman kazanma