yenilikçilik

listen to the pronunciation of yenilikçilik
Türkçe - İngilizce
modernism
neologism
innovativeness
receptivity
yenilikçi
innovator

Tom was an innovator. - Tom bir yenilikçiydi.

Innovators need inspiration. - Yenilikçilerin ilhama ihtiyaçları var.

yenilikçi
progressive

His policies were too progressive. - Onun politikaları çok yenilikçi idi.

yenilikçi
{i} reformer
yenilikçi
avant garde
yenilikçi
innovative

I'll have to be innovative. - Benim yenilikçi olmam gerekecek.

Tom Jackson is the brain behind this very innovative car. - Tom Jackson bu çok yenilikçi arabanın arkasına beyin.

yenilikçi
(Ticaret) nonconformist
yenilikçi
avant-garde
yenilikçi
receptive
yenilikçi
go-ahead
yenilikçi
innovational
Yenilikçi
renovationist
yenilikçi
ınnovator
yenilikçi
innovatively
yenilikçi
(person) who favors change
yenilikçi
{i} modernist
yenilikçi
{i} hipster

The American tourist insisted on gelato, for he was too hipstery for regular ice cream. - Amerikalı turist İtalyan stili dondurmada ısrar etti, zira o normal dondurma için çok yenilikçi idi.

The hipster rabbit refused to eat carrots. - Yenilikçi tavşan havuç yemeyi reddetti.

yenilikçi
reformist
yenilikçi
{i} improver
yenilikçi
go-ahead; reformist
yenilikçi
go ahead!
Türkçe - Türkçe
Yenilikçi olma durumu
yenilikçi
Yenilikten yana olan
yenilikçilik