Köylüler ziyaretçilerine karşı nazikti.
- The villagers were kind to their visitors.
Köylülere yiyecek sağladılar.
- They supplied the villagers with food.
Otobüsle köye ulaşabilirsin.
- You can reach the village by bus.
Kısa sürede kendini köy hayatına alıştırdı.
- She soon adjusted herself to village life.
Bu nehir benim köyümden geçer.
- This river runs through my village.
Köyün bir postanesi yok.
- The village does not have a post office.
Köylüler ölümden sonraki bir hayata inanıyorlar.
- The villagers believed in a life after death.
Kurt, kurt diye çocuk bağırdı! ve köylüler ona yardım etmek için dışarı çıktılar.
- The boy cried Wolf, wolf! and the villagers came out to help him.