touching; being situated next to, bordering on; attached

listen to the pronunciation of touching; being situated next to, bordering on; attached
İngilizce - Türkçe

touching; being situated next to, bordering on; attached teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

adjoining
{f} bitiştir
adjoining
bitişik

Kütüphaneye bitişik bir bekleme odası var. - There is an anteroom adjoining the library.

Bitişik masada oturan, Almanca konuşan bir çiftti. - Sitting at the adjoining table was a German-speaking couple.

adjoining
{f} bitişik ol
adjoining
{i} bitiş

Kütüphaneye bitişik bir bekleme odası var. - There is an anteroom adjoining the library.

Bitişik masada oturan, Almanca konuşan bir çiftti. - Sitting at the adjoining table was a German-speaking couple.

adjoining
{s} yan yana
adjoining
{f} bitişik ol: prep.bitişik olarak
adjoining
bitişik bitiştir prepbirleştirerek
adjoining
{s} bitişik, bitişikteki, yan, yandaki
İngilizce - İngilizce
{s} adjoining
touching; being situated next to, bordering on; attached