to a considerable degree, to a great extent

listen to the pronunciation of to a considerable degree, to a great extent
İngilizce - Türkçe

to a considerable degree, to a great extent teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

heavily
ağır bir biçimde
heavily
ağırca
heavily
ağır

Teşvik paketi ağır biçimde eleştirildi. - The stimulus package was heavily criticised.

Onlar ağır silahlı mıydı? - Were they heavily armed?

heavily
çok

Çok yağmur yağdı ve dolayısıyla beyzbol maçı iptal edildi. - It rained heavily, and consequently the baseball game was called off.

Yola koyulamadılar çünkü çok kar yağdı. - They could not set out because it snowed heavily.

heavily
aşırı derecede

Bill, babasının aşırı derecede sigara içmesinden nefret ediyor. - Bill hates that his father smokes heavily.

Tom aşırı derecede nefes alıyor. - Tom is breathing heavily.

heavily
ağır şekilde

Ağır şekilde sakinleşmiştim. - I was heavily sedated.

Bina yangında ağır şekilde hasar gördü. - The building was heavily damaged by fire.

heavily
şiddetle

Şiddetle yağmur yağdığı için okula geç kaldık. - We were late for school because it rained heavily.

Eğer çok şiddetle yağmur yağmasaydı oyun iptal edilmezdi. - The game would not have been called off if it hadn't rained so heavily.

İngilizce - İngilizce
heavily

heavily tattooed.