O bu evleri kimin yaptığını bilmiyor.
- He doesn't know who built those houses.
O bu evleri kimin yaptığını bilmiyor.
- She doesn't know who built those houses.
Bunlar kimin kitapları?
- Whose books are these?
O bu evleri kimin yaptığını bilmiyor.
- She doesn't know who built those houses.
Tom artık kime güvenebileceğini bilmiyor.
- Tom doesn't know who he can trust anymore.
Tom Mary'nin raporu kime teslim edeceğini bildiğini düşündü.
- Tom thought Mary knew who to turn the report in to.
Amcam, ki o Paris'te yaşar, bizi görmeye geldi.
- My uncle, who lives in Paris, came to see us.
Tom, ki o naziktir, benim için herhangi bir şey yapmaktan memnunu olacaktır.
- Tom, who is kind, will be glad to do anything for me.