sus

listen to the pronunciation of sus
İngilizce - Türkçe

sus teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

sus out
(deyim) sus someone/sth. out (kd) biri hakkında gizli bilgi edinmek,bigisi dışında dönen dolapları veya yapılan planları ortaya çıkarmak
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) Yemeği yalnız başına yiyen kötü insan
Tunus'un illeri
Elam krallığının başkenti
sus pus olmak
İşlenen bir kabahatin yüze vurulması ya da azar işitilmesi durumunda utanma duygusu ile birlikte konuşacak şey bulamayıp susmak
sus payı
Susması, karşı gelmemesi veya bildiği bir sırrı yaymaması için birine verilen para vb. şey, sus payı, susmalık, hakkısükût
CA'SÛS
(Osmanlı Dönemi) (C.: Ceâsis) Kötü huylu, kısa boylu
TEBA'SUS
(Osmanlı Dönemi) Muztarib olmak, ıztırab çekmek. Acı çekmek
İngilizce - İngilizce
Saybolt Universal Seconds A measure of lubricating oil viscosity in the oil industry The measuring apparatus is filled with specific quantity of oil or other Fluid and its flow time through standatized offrice is measured in Seconds Fast flowing fluids (low viscosity) will have low value; Slow flowing fluids (high viscosity) will have high value
Abbreviation for `Stochastic Universal Selection'
{i} suspected person, one who is believed to have done something illegal or wrong (British Slang)
type genus of the Suidae
Savboit Universal Seconds Also, SSU A unit of measure of lubricating oil viscosity used in the U S
State University System [of Florida]
Saybolt Universal Seconds
The Single Unix Specification, a standard defined with the aim of standardisation of Unix-like OS semantics and APIs There is also a second version of this standard, referred to as SuS v2
Suspend (SS7)
Suspended Chord
An abbreviation used for the book of Susanna
Türkçe - İngilizce
shut up

Tom told Mary to shut up. - Tom, Mary'ye susmasını söyledi.

Will you just shut up for a moment? - Bir dakika susar mısın?

whist
shut your trap
mum
have done
shush

The judge raised his hand to shush Tom. - Hakim, Tom'u susturmak için elini kaldırdı.

Tom started to say something, but Mary shushed him. - Tom bir şey söylemek başladı ama Mary onu susturdu.

belt up
hush

Many politicians are believed to accept hush money. - Birçok siyasetçinin sus parasını kabul ettiğine inanılmaktadır.

tush
be done
sh
shut your gob
shut up!
(Konuşma Dili) cheese it
quiet down

I asked the student to quiet down. It was like talking to a wall, nothing happened. - Öğrencinin susmasını istedim. Bir duvarla konuşmak gibiydi, bir şey olmadı.

pipe down
sus işareti
mute point
Sus!
Shut up!, Hush!
sus payı
sop

It's a sop to Congress. - Bu, kongre için bir sus payı.

sus payı
hush money
sekizlik sus
(Muzik) quaver-rest
Sus!
hark!
Sus!
hist

Susannah is an expert in American history. - Susannah, Amerikan tarihinde bir uzmandır.

Susan is majoring in American history. - Susan Amerikan tarihi bölümünde okuyor.

birlik sus
(Muzik) semibreve rest
ikilik sus
(Muzik) minim rest
sus!
whisht
sus