suppressive

listen to the pronunciation of suppressive
İngilizce - Türkçe
sindiren
bastıran
bastıran, sindiren
bastırıcı
(Dilbilim) gizil
suppressive argument marking
(Dilbilim) gizil öge izleme
suppressive expression
(Dilbilim) gizil anlatım
suppressive fire
(Askeri) BASTIRMA ATEŞİ: Ateş görevinin icrası esnasında, bir sistemin performansını, görev hedeflerini icra etmesi amacıyla gerekli seviyenin altına düşürmek için sistemin üstüne veya civarına yapılan atış
suppressive fire
(Askeri) baskı altında tutma ateşi
suppressive fire
(Askeri) bastırma ateşi
suppressive process
(Dilbilim) gizil işlem
suppressive therapy
(Pisikoloji, Ruhbilim) baskılama terapisi
suppressive voice
(Dilbilim) gizil çatı
declared suppressive person
ilan baskılayıcı kişi
marked suppressive argument
(Dilbilim) izlenen öge
using suppressive voice
(Dilbilim) edilgen anlatım
İngilizce - İngilizce
Tending to suppress; subduing; concealing
tending to suppress; "the government used suppressive measures to control the protest"
tending to suppress; "the government used suppressive measures to control the protest
{s} tending to suppress, restraining, repressing, subduing
suppressive fire
fire on or about a weapon system to degrade its performance below what is needed to fulfill its mission objectives
suppressive

    Heceleme

    sup·pres·sive

    Telaffuz

    Etimoloji

    [ s&-'pres ] (transitive verb.) 14th century. Middle English, from Latin suppressus, past participle of supprimere, from sub- + premere to press; more at PRESS.

    Ortak Eşdizimliler

    suppressive fire

    Günün kelimesi

    somnolent