sonsuza kadar

listen to the pronunciation of sonsuza kadar
Türkçe - İngilizce
forever

He had returned to England forever. - O sonsuza kadar İngiltere'ye dönmüştü.

Tom wanted Mary to stay with him forever. - Tom Mary'den onunla sonsuza kadar kalmasını istedi.

forever, for ever, evermore
evermore
(deyim) for good and all
(deyim) for ever and ever
for ever

Layla and Sami were going to do whatever it took to be together for ever. - Leyla ve Sami sonsuza kadar birlikte olmak için ne gerekiyorsa yapacaklardı.

What if it continued for ever? - Ya sonsuza kadar devam ederse?

(deyim) for ever and a day
(deyim) till the cows come home
Türkçe - Türkçe
ilanihaye
sonsuza kadar