so as to be thick or heavy

listen to the pronunciation of so as to be thick or heavy
İngilizce - Türkçe

so as to be thick or heavy teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

so as to
-mek için: He did this so as to prevent theft. Bunu, hırsızlığı önlemek için yaptı
so as to
-mek amacıyla
so as to
-ecek bir şekilde
heavily
ağır bir biçimde
heavily
ağırca
so as to
-mek için
so as to
için

Sabahleyin bir koşuşturmadan kaçınmak için bugün biraz geç saatlere kadar çalışacağım. - Today I'm working a little late so as to avoid a rush in the morning.

O, zamanında varmak için koştu. - He ran, so as to arrive on time.

so as to
-cek biçimde
So as to
-mak için
as to be
Bkz. so as to be
heavily
ağır

Onlar ağır silahlı mıydı? - Were they heavily armed?

Ağır şekilde sakinleşmiştim. - I was heavily sedated.

so as to
1. -mek için: He did that so as to annoy me. Beni kızdırmak için yaptı. 2. -ecek bir şekilde: He coughed so as to attract Selmin´s attention. Selmin´in dikkatini çekecek bir şekilde öksürdü
heavily
çok

Dün çok yağmur yağdı. - It rained heavily yesterday.

Tom Mary ile tanışmadan önce, çok içerdi. - Before Tom met Mary, he drank heavily.

heavily
aşırı derecede

Şirketimizin geleceği tehlikede. Son birkaç yıldır aşırı derecede borçluyuz. - The future of our company is at stake. We have been heavily in the red for the last couple of years.

Aşırı derecede yağmur yağıyor. - It is raining heavily.

heavily
ağır şekilde

Bina yangında ağır şekilde hasar gördü. - The building was heavily damaged by fire.

Ağır şekilde sakinleşmiştim. - I was heavily sedated.

heavily
şiddetle

Eğer çok şiddetle yağmur yağmasaydı oyun iptal edilmezdi. - The game would not have been called off if it hadn't rained so heavily.

Otobüs yukarı ve aşağı şiddetle sarstı. - The bus rocked heavily up and down.

so as to
ecek şekilde
so as to
mak için
İngilizce - İngilizce
so as to be thick or heavy

    Heceleme

    so as to be thick or hea·vy

    Türkçe nasıl söylenir

    sō äz tı bi thîk ır hevi

    Telaffuz

    /ˈsō ˈaz tə bē ˈᴛʜək ər ˈhevē/ /ˈsoʊ ˈæz tə biː ˈθɪk ɜr ˈhɛviː/