sitemli

listen to the pronunciation of sitemli
Türkçe - İngilizce
reproachful
remonstrant
reproachful (word, look)
accusing
rebukeful
(bakış) old fashioned
oldfashioned
sitem
reproach

Lately, he reproaches me. - Son zamanlarda, o bana sitem ediyor.

My father reproached me for my rudeness. - Babam bana kabalığım için sitem etti.

sitemli bir biçimde
reproachfully
sitemli bir şekilde
remonstrantly
sitem
{i} complaint
sitem
reproval
sitem
reproach, rebuke
sitem
remonstrance
sitem
rebuke
sitem
animadvert
sitem
{i} expostulation
sitem
{i} representation
sitem
{i} animadversion
sitem
reproof
Türkçe - Türkçe
Sitem taşıyan: "Ruhsar tatlı ama sitemli bakışıyla susturmasa, bacı daha kim bilir ne kadar konuşacak."- A. İlhan
Sitem taşıyan
SİTEM
(Osmanlı Dönemi) f. Haksızlık, zulüm
SİTEM
(Osmanlı Dönemi) Nâzikâne çıkışma
SİTEM
(Osmanlı Dönemi) Eziyet, cefa
sitem
Bir kimseye, yaptığı bir hareketin veya söylediği sözün üzüntü, alınganlık, kırgınlık gibi duygular uyandırdığını öfkelenmeden belirtme: "Millî Mücadelenin başından o güne kadar Atatürk'ün en hafif bir sitemine uğramamıştım."- Y. K. Karaosmanoğlu
sitem
Bir kimseye, yaptığı bir hareketin veya söylediği sözün üzüntü, alınganlık, kırgınlık gibi duygular uyandırdığını öfkelenmeden belirtme
sitemli