Bu seminer Japon firmalarından üst düzey pazarlama liderlerini hedef alacaktır.
- This seminar will target senior marketing leaders from Japanese firms.
Ben seminere katıldım.
- I attended the seminar.
Tom henüz bisiklete çok iyi binemiyor, bu yüzden onun bisikletinin eğitim tekerlekleri var.
- Tom can't ride a bicycle very well yet, so his bicycle has training wheels.
Ben, yarışı kazanabilirim diye sıkı eğitim yapıyorum.
- I am training hard so that I may win the race.
Profesyonel sporcular antrenmana saatler harcarlar.
- Professional athletes spend hours training.
Tom triatlon için antrenman yapıyor.
- Tom is training for a triathlon.
Sanırım eğitim planına bağlı kalmalısın.
- I think you should stick to your training schedule.
Tom henüz bisiklete çok iyi binemiyor, bu yüzden onun bisikletinin eğitim tekerlekleri var.
- Tom can't ride a bicycle very well yet, so his bicycle has training wheels.
Tom ağırlık çalışması yapar.
- Tom does weight training.