sırık

listen to the pronunciation of sırık
Türkçe - İngilizce
stake
trellis
giant stride
rod
(thin) pole
pole

The pole vaulter jumped more than seven feet. - Sırıkla atlamacı, yedi feetten fazla atladı.

The Brazilian athlete Thiago Da Silva won the Olympic pole vault gold medal and set an Olympic record. - Brezilyalı atlet Thiago Da Silva, Olimpiyat sırıkla atlama altın madalyasını kazandı ve bir olimpiyat rekoru kırdı.

pole, stick
stick
stake, pole (for plants)
bar
sırık domatesi
tomatoes raised on plants that have been staked
sırık gibi
(Konuşma Dili) (someone) who's as tall and thin as a rail or bean pole
sırık gibi
gangling
sırık gibi
gangly
sırık gibi
(Konuşma Dili) as tall as a maypole
sırık gibi
lanky

Tom is tall and lanky. - Tom uzun boylu ve sırık gibi.

sırık gibi
tall and thin
sırık gibi
lank

Tom is tall and lanky. - Tom uzun boylu ve sırık gibi.

sırık gibi
gangling, gangly, lanky
sırık gibi bir biçimde
lankily
sırık gibi kimse
beanpole
sırık hamalı a porter who
with a partner, carries a load suspended from the middle of a pole
sırık imla hakkı
(Askeri) pole charge
sırık kadar uzun
(deyim) as tall as a maypole
Türkçe - Türkçe
Değnekten uzun ve kalınca ağaç: "Duvarların üstüne yan yana henüz kesilmiş kavak sırıkları dizilmişti."- Y. K. Karaosmanoğlu
Değnekten uzun ve kalınca ağaç
herek
çangal
sırık domatesi
Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen, iri, düzgün ve etli meyve veren bir tür domates
sırık fasulyesi
Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen, ince, uzun, kılçıksız bir tür fasulye
sırık hamalı
Taşınacak yükleri sırığa geçirerek omuzlarında taşıyan hamal
sırık