zusammenbrechen

listen to the pronunciation of zusammenbrechen
Немецкий Язык - Турецкий язык
{tsu'zamınbrehın} yıkılmak, mahvolmak, çökmek
yıkılmak, çökmek; yere yığılmak
yere yığılmak
Английский Язык - Турецкий язык

Определение zusammenbrechen в Английский Язык Турецкий язык словарь

collapse
yığılmak
collapse
{i} çöküş

Soğuk Savaş, Sovyetler Birliği'nin çöküşüyle ​​sona erdi. - The Cold War ended with the collapse of the Soviet Union.

MİT, 2030 yılına kadar küresel ekonomik çöküş öngördü. - MIT has predicted global economic collapse by 2030.

collapse
(to) daraltmak
collapse
güçten düşmek
collapse
(Bilgisayar) daralt
collapse
bunalım
collapse
başarısızlığa uğramak
collapse
düşmek
collapse
bayılmak
collapse
yıkılma

Eski köprü yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. - The old bridge is in danger of collapse.

collapse
çök

Ev bir depremde çöktü. - The house collapsed in an earthquake.

O, dizlerinin üzerine çöktü. - He collapsed to his knees.

collapse
{f} başarısız olmak
collapse
{i} kolaps
collapse
{i} suya düşme
collapse
{f} suya düşmek
collapse
(Tıp) Kolaps, collapsus: Periferik damarların genişleyip muhitle kanın toplanması ile hasıl olan ağır bir tablo, vücutta bütün kuvvetlerin birdenbire kesilmesi
collapse
çökertmek
collapse
(Biyoloji) kollaps
collapse
{f} cesaretini yitirmek
Немецкий Язык - Английский Язык
to tank
to break down
to implode
to collapse
to succumb
to drop
collapse
bewusstlos zusammenbrechen
to fall senseless
bewusstlos zusammenbrechen
to collapse unconscious