Çok uzun bir tatil birini tekrar işe başlamak için isteksiz yapar.
- Too long a holiday makes one reluctant to start work again.
Cildinizi çok uzun süre güneşe maruz bırakmayın.
- Don't expose your skin to the sun for too long.
Uzun süredir hasta olduğundan rengi bembeyaz olmuş.
- Her deathly paleness is due to long illness.
Tom uzun uçuşlara alışkındır.
- Tom is accustomed to long flights.
Five years is too long to wait.
- Fünf Jahre sind zu lange, um zu warten.
Don't stay in the sun too long.
- Bleib nicht zu lange in der Sonne.