Bunu söylemek için çok erken.
- It's too soon to tell.
Belki çok erken vazgeçtim.
- Maybe I gave up too soon.
Çok yakında geri gelme.
- Don't come back too soon.
Çok yakın, ne kadar yakında?
- How soon is too soon?
She always showed up too soon.
- Sie kam immer zu früh.
It's too soon for that.
- Dafür ist es noch zu früh.