yukarıdakiler

listen to the pronunciation of yukarıdakiler
Турецкий язык - Английский Язык

Определение yukarıdakiler в Турецкий язык Английский Язык словарь

yukarı
up
yukarıdaki
{s} above

Excuse me; allow me to point out three errors in the above article. - Affedersiniz; yukarıdaki makalede üç hata göstermeme izin verin.

They live on the floor above. - Onlar yukarıdaki katta yaşıyor.

yukarı
upstairs

Grace goes upstairs to the extension telephone. - Grace yukarıdaki dahili telefona gider.

Tom heard Mary go upstairs. - Tom Mary'nin yukarıya çıktığını duydu.

yukarıdaki
upstairs

I carried Tom upstairs to his bedroom. - Tom'u yukarıdaki yatak odasına taşıdım.

Grace goes upstairs to the extension telephone. - Grace yukarıdaki dahili telefona gider.

yukarı
(Bilgisayar) top
yukarı
upper part
yukarı
(Bilgisayar) move up
yukarı
upper
yukarı
hyper-
yukarı
above

She is certainly above forty. - O kesinlikle kırkın yukarısındadır.

Angels watch from above as men fight amongst themselves. - İnsanlar kendi aralarında mücadele ederken melekler yukarıdan izlerler.

yukarı
aloft
Yukarı
to the top
yukarıdaki
upstars
yukarı
upper; upstairs: yukarı daire the upstairs flat. Yukarı Mısır Upper Egypt
yukarı
upper part; upstairs
yukarı
upper, superior in social position: yukarı sınıf upper class
yukarı
upwards
yukarı
(moving) up; (going) upstairs: Yukarı çıktı. He went upstairs
yukarı
up, upwards, above; upstairs; high, upper, top; upper part, top; upstairs
yukarı
high

The higher we go up, the cooler the air becomes. - Ne kadar yukarıya gidersek hava o kadar soğuk olur.

I teach French at the high school up the street. - Caddenin yukarısındaki lisede Fransızca öğretirim.

yukarı
upward
yukarı
hyper
yukarıdaki
above; foregoing, above mentioned
yukarıdaki
above mentioned
yukarıdaki
foregoing
yukarıdaki
upper
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение yukarıdakiler в Турецкий язык Турецкий язык словарь

yukarı
Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya
yukarı
Aşama, sınıf, makam bakımından ilerde olan
yukarı
Bir şeyin üst bölümü, aşağı karşıtı, fevk
yukarı
Benzerleri arasında üstte bulunan. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya: "Yukarı, kocasının odasına çıktı."- M. Ş. Esendal
yukarı
Yetkili kimse
yukarı
Benzerleri arasında üstte bulunan
yukarıdakiler
Избранное