She is busy preparing for the trip.
- O yolculuk için hazırlanmakla meşgul.
She is contemplating a trip.
- O bir yolculuk düşünüyor.
Time travel is possible.
- Zamanda yolculuk mümkündür.
I'm travelling alone.
- Yalnız yolculuk ediyorum.
The voyage lasted 14 months.
- Yolculuk 14 ay sürdü.
I wish you a pleasant voyage.
- Sana hoş bir yolculuk diliyorum.
Travelling is easy these days.
- Yolculuk etmek bugünlerde kolaydır.
I'm travelling alone.
- Yalnız yolculuk ediyorum.
I made a long journey last year.
- Geçen yıl uzun bir yolculuk yaptım.
The journey has just begun.
- Yolculuk henüz başladı.
Congratulations! You just won a free cruise to the Bahamas!
- Tebrik ederiz! Bahamalar'a ücretsiz yolculuk kazandınız!
I want to travel with you.
- Seninle yolculuk etmek istiyorum.
Is it possible to travel at such a high speed?
- Böyle yüksek bir hızda yolculuk etmek olanaklı mı?
Do you like to travel by yourself?
- Tek başına yolculuk etmekten hoşlanır mısın?
We've been traveling for three days.
- Üç gündür yolculuk yapmaktayız.
Tom doesn't want to travel alone.
- Tom yalnız başına yolculuk etmek istemiyor.
I want to travel with you.
- Seninle yolculuk etmek istiyorum.
Gemiyle yolculuk yapmayı seviyorum.
- Gemiyle yolculuk yapmayı severim.
Bu gemi okyanus yolculuğu için uygun değil.
- Bu gemi okyanuslarda yolculuk yapmak için uygun değil.