yirmi grain'lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)

listen to the pronunciation of yirmi grain'lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
Турецкий язык - Английский Язык
(Tıp) scruple
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
To doubt; to question; to hesitate to believe; to question the truth of (a fact, etc.)

I do not scruple to admit that all the Earth seeth but only half of the Moon.

yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
Hence, a very small quantity; a particle

Paroles: I have not, my lord, deserved it. Lafeu: Yes, good faith, ev'ry dram of it, and I will not bate thee a scruple.

yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
Hesitation as to action from the difficulty of determining what is right or expedient; unwillingness, doubt, or hesitation proceeding from motives of conscience; to consider if something is ethical

He was made miserable by the conflict between his tastes and his scruples. - Thomas Babington Macaulay.

yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
{v} to doubt, hesitate, boggle, question
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
Hesitation as to action from the difficulty of determining what is right or expedient; unwillingness, doubt, or hesitation proceeding from motives of conscience
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
{f} have qualms; hesitate, have misgivings
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
hesitate on moral grounds; "The man scrupled to perjure himself"
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
A weight of twenty grains; the third part of a dram
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
To regard with suspicion; to hesitate at; to question
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
a unit of apothecary weight equal to 20 grains
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
an ethical or moral principle that inhibits action uneasiness about the fitness of an action a unit of apothecary weight equal to 20 grains have doubts about raise scruples; "He lied and did not even scruple about it"
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
raise scruples; "He lied and did not even scruple about it"
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
uneasiness about the fitness of an action
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
{i} qualm, compunction; moral; misgiving, hesitation; iota, tiny amount; unit of weight equal to 1/3 of a dram (1.295 grams)
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
To excite scruples in; to cause to scruple
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
an ethical or moral principle that inhibits action
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
hesitate on moral grounds; "The man scrupled to perjure himself
yirmi grain''lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)
have doubts about
yirmi grain'lik ve üçü bir grama gelen eczacı tartısı (1.296 gram)

    Расстановка переносов

    yir·mi gra·in'·lik ve ü·çü bir gra·ma ge·len ec·za·cı tar·tı·sı (1.296 gram)
Избранное